AN GİBİ AKLIMDASIN


AN GİBİ

Ve gözlerin gelir geçer içimden,

Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına,

Ekmeği bölerken,

Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,

Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,

Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,

Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,

An gibi aklımdasın...

Gelir geçer gemiler,

Belki sende geçersin diye,

Bir kumru konar her sabah pencereye,

Bir miladı taşır gece bir yıldız,

Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı,

Hani sarılırsın kendine,

Hani aklın karışır,

Bu bir divaneliktir gönül ah'a alışır,

Ömrüm bitse ne çıkar,

Can gibi aklımdasın...

Gündür bu geçer gider,

Belki bir şey kalmaz sanırsın,

Yani bir sabah uyandığında,

Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın,

Her şey başka olacaktır,

Başka bir otobüs, başka bir gazete,

Resimlerden silinecek yüzün belki de,

Ne adın, ne sanın,

Bir şafak vakti açınca gözlerini,

Bir merhabayla,

Yeniden kurulacak dünya,

Ve sen her şafak,

Nan gibi aklımdasın...

Bazen bir şey geçer içinden insanın,

En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey,

Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel,

Fasulyenin tadı yoksa,

Şarkılar yakmıyorsa içini,

Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa,

Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına,

Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa,

Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına,

Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da!

Kan gibi aklımdasın...

Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya,

Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın,

Biraz da helvası bizim bakkalın,

Senden ayırdığım üç beş zeytin,

Otururum sofraya,

Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın,

Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum,

Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı,

Öyle unuturum,

Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın...

Ve gözlerin gelir geçer içimden,

Su içerken,

Sen sokulurken akşam kızıllığına,

Ekmeği bölerken,

Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,

Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,

Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,

Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,

An gibi aklımdasın...

An gibi aklımdasın...

Aklımdasın....

GÜZEL BİR ŞİİR....


Her geçen gün bir aşkın gevşetirken bağını,
Her geçen yıl aşkıma yeni bir hız bıraktı.
Onda bulmuş gibi hayatın kaynağını,
Bu ateşle yanmasa kalbim vurmayacaktı...

Kalbim vahşi bir kuştu, kendi yurdunda sultan,
Ona gurur vermişti güneşten emdiği kan.
Daha dün bir çığ gibi inerken dağlarından
Bugün karşında sakin bir su halin......de aktı.

Hangi ruh duydu seni benim kadar derinden?
Hangi gönülde yandın böyle bir yangınla sen?
Ya benim gözlerimdir seni bambaşka gören
Ya hepsinin gözleri, sana, görmeden baktı...

-YAŞAR NABİ NAYIR-


Gidene kal demeyeceksin...
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme, yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni,sen kendini sevmezsen?
Herşey sende başlar, sende biter...
Yeterki yürekli ol,tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çare sizsiniz ya da çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,

kendimi bir sahnede buldum Oynadım.

Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım...

alıntıdır...

DÜŞÜN Kİ............


Düşün ki bir tufandır içinden çıktığın,
Ardında batan koca bir gemi
Düşün ki daha nicesi yaralıdır senin gibi
ve herkes kendi yarasını kendisi sarar
Yaralar ancak yanlız kapanır
Akıntıya bırakırsın sonra kendini
Başkada çare yoktur zaten
Zamandır oradan oraya savuran seni
Sonra gözlerini bir açarsın ki kıyıdasın
Nasıl geldiğini... bile bilmediğin kıyı,
Sana yanlızlığını anlatır……..

BEKLEYENLER İÇİN


Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir sarı saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Her şey bana seni hatırlatıyor
Gökyüzüne baksam
Gözlerinin binlercesini görürüm
Bir rüzgar değse yüzüme
Ellerini düşünmeden edemem
Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
Tadı senden... gelir
Yediğim yemişlerin
İçtiğim içkilerin
Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
Bu emsalsiz hüzün
Seni beklediğim içindir

Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artık
Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

Ve şu saat geldiğin anda
Durabilir sevincinden
Zaman çıldırabilir
Çünkü benim dünyamda
Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.

Bir çocuk doğmayı bekler
Bir ağır hasta ölmeyi
Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
Yalnız bir kadın sevilmeyi
Ve düşün ki bir adam
İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
Seni bekler
Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

Sen gelinceye kadar
Pencerem kapalı duracak
Rüzgar gelmesin diye
Artık perdeleri açmayacağım
Gün ışığı girmesin diye
Sonra kahrolacağım
Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
Ve günlerce gecelerce haykıracağım
Nerdesin diye, Nerdesin?

Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
Biliyorum
Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
Yıllarca sonra
Öldüğüm gün bile gelsen
Bütün bu bekleyişimi ve öldüğümü unutup
Çocuklar gibi sevineceğim
Kalkıp sarılacağım ellerine
Uzun uzun ağlıyacağım.

Ümit Yaşar Oğuzcan

SENİ SEVİYORUM...

Sensiz olamayacağımı anladım bu gece..
Ama ne fayda..
Aramızdaki mesafe aramızdaki gurur..
Aşılamıyor ve engellenemiyor..
Ve yine sevgilim sensiz yaşayamayacağımı anladım..
Sensiz ve yalnız kaldığım zamanlar hep düşündüm..
İlerde bir gün belki diye..
Evet bu belki benim için çok önemli..
Yaşamımın tek dayanağı..
Düşünüyorumda mutluluk bize niçin uzak..
Düşünüyorumda sadece bir umut mu?..
Evet bir umut seni kollarıma almak..
Bir ömür boyu gözlerine bakmak..
Bazen kederleniyor bazen hüzünleniyorum..
Karamsarlığı bırakıp müthiş bir istekle
telefona sarılıyorum..
Ama ne fayda..
Ellerim titriyor,üşüyorum,gözlerimin önünü bir sis kaplıyor.
Ardından sakinleşip yatağıma dünüyorum
ve tekrar tekrardan seni düşünmeye başlıyorum.
Hatırlıyormusun gözgöze geldiğimiz anları
Sanki bana bir şeyler söylemek istiyordun.
Ama ben korkak ruhsuz adam
O anda oradan kaçıyorum.
Sana bir daha bakınca dayanamayacağım
düşündüklerimi dile getireceğim.
ve bağıra bağıra SENİ SEVİYORUM diyeceğim için.
Ama ne fayda..
Herşey aynı tas aynı hamam..

DOĞAN

sevgili şair arkadaşım DOĞAN'ın yazdığı çok güzel bir şiir,yüreğine, kalemine,emeğine sağlık sevgili DOĞAN bu güzel şiirini bana yaynlamam için verdin,sana çok TEŞEKKÜRLER arkadaşım,iyiki varsın,ayrıca bu şiiri doğum günümde yayınlamak benim için büyük mutluluk...sevgiler...

ARTIK GELİP ALABİLİRSİN EMANETİNİ


artık gelip alabilirsin emanetini...
Bu şiir sanadır iyi dinle :

Dinleki bana dair ne varsa,ne varsa yalan yanlış yaşadığımız

Herşey ama herşey yüzleşecek bu mısralarda,

Bu gün haber aldım senden defalarca

çarpıp nefretin kapılarını sokaklara vurdum kendimi,

Serseri kaldırımlar ayağıma doşlaştı.

Yalanlarla soğuttum yüreğimi mahvettin kan kustum ama hep sustum

bilirmisin,kaç kereler seni düşünüp gizli gizli ağladığımı,

Senki celladı olmuşsun hayallerimin,

Umutlarımın katili ve genç bi ömrün acımasız azraili

Her gece çalıp rüyalarımın kapısını beni dirhem dirhem öldürdün.

Dünyayı dar edecektim sana önümde diz çöküp yalvaracaktın,

Bensizliğin acısa oturduğunda içine yokluğun ilmek olup,

dolandığında boynuna,ipini çekecektim olmadı.

Yapamadım belkide sana kıyamadım.

Bilirmisin kaç geceler seni düşünüp,

İçtim şerefine değil şerefsizliğine ben senimi sevmişim,

sabahlara kadar ağlayıp kuruttuğumda gözyaşlarımı,

Kimse sormadı halımı kimse acımadı bana

şarkılarla dertleştim bir başıma,

Unuttuğum diye kuruttuğum gözyaşlarımı silmek için aynaya

her baktığımda gözlerimde seni gördüm.

Baş ucuma resmini koydum nasılda acımasızdı bakışların,

Nasılda zalim ben senimi sevmişim kırık dökük bir baharmı kalacaktı

senden geriye ve ihanetin hiç dinmeyen sancısı seni benden
çalacaklarmıydı.

Bir kuş gibi uçup gidecekmiydin yüreğimden

bir daha dönmeyecekmiydin, hangi kahbe kurşunla bitti bu mavi sevda

ağlamak neyi değiştirirki herşey bitti artık herşey bitti.

Hayallerim celladı umutlarımın katiki ve zavalli bir ömrün

acımasız azraili,beynimdeki tek kurşunla vurdum kendimi artık gelip
alabilirsin emanetini...

net'ten alıntıdır şairini bilen varsa yazsın....

SONSUZ AŞK



Sonsuz Ask

Dalga ile kiyinin askini bilirmisin
Oncesizden baslayip sonsuza giden
Dalga hep aska kavusma ozlemiyle atilir kiyiya
Dalga seven
kiyi sevilendir
Dokunur parmaklarinin ucuyla sevdigine dalga
Ve doner hep geriye
Bilir kavusamayacagini ama hep kosar kiyiya
Her bir dokunusunda askina verir bedenini hesapsizca
Iste bende seni boyle severim yar

Ya bilirmisin dag basinda acan ucurum ciceklerini
Bilirler gorunmeyeceklerini.....
Sevilmeyeceklerini......
Koklanmayacaklarini.......
Kksanmayacaklarini.......
Ama inatla acarlar askla.. sevgiyle.. ozlemle..
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasini
Iste bende seni boyle beklerim yar

Ya bilirmisin gunebakanin gunese olan askini
Hic kucaklayamayacagi bir sevgilinin pesindedir
Bir bakisina verir omrunu
Bir bakisinin ozlemindedir sevgiliden gelecek olan
Ve gunesin her batisinda boynu bukuk kalir
Sariya boyanir yuzu sevgiliden aldigi ilhamla
Bilsede kavusamiyacagini
Her dogan gunu umutla bekler sevgiliye kavusmak icin
Bende seni boyle beklerim yar


Ya ipek bocegini bilirmisin
Onun kozasinin icinde ordugu o iplige olan askini
Bilir o ordugu ipligin kendisinin olumu olacagini
Ama askina feda eder kendini
Oyle verir kendini yarenine korkusuzca
Iste bende kendimi boyle veririm sana yar

Ya agac ile meyvesinin askini bilirmisin
Meyvesini vermelidir agac yeniden dogmak icin
Oyle zorludurki ayrilmalari……
Verir meyvesini agac
Meyve tohum olur…
Tohum kok olur…
Ve yeniden dogar agac kendi meyvesinden
Iste bende boyle yar
Yok olmayi goze aldim tekrar sende dogmak icin …..

Gassan Satar


ÇOK GÜZEL YAVV


GÜNEŞ IŞIĞI ÖDÜLÜM

Sevgili dostlar çok güzel bir ödül aldım,sevgili arkadaşım sayın hocam mgürdal ve ahsen58 arkadaşım bana bu ödülü layık görmüşler,kendilerine çok teşekkürler...mgürdal hocam demişki,şu alemde bir ödül vermem gerektiğinde ilk aklıma gelen isimlerden biri de Ferzan oluyor,böyle düşündüğün için çok teşekkürler sayın hocam,beni onure ettiniz...:),kural gereği benim de ödül dağıtmam gerekiyoruş ama 12 sayısını bulamayabilirim

can dostum derya
sevgili noengel
sevgili akasyakokusu
sevgili paşakızı
sevgili fisun
veee tabiki bygecce

AŞK NEYMİŞ!!!!!


AŞK NEYMİŞ ÖĞRENELİM
> >Sesini duydugunuz anda avuclariniz terlemeye,
> kalbiniz deli gibi
> >carpmaya basliyorsa...
> >Bu ask degil HOSLANMAKtir.
> >Ellerinizi ondan cekemiyor surekli dokunmak
> sarilmak istiyorsaniz..
> >Bu ask degil ARZULAMAK tir
>Yaninizda bir tek o oldugu icin onu
> istiyorsaniz....
> >Bu ask degil YALNIZLIKtir
> >Herkes onunla olmanizi bekledigi icin
> onunlaysaniz...
> >Bu ask degil SADAKAT tir.
> >Size sicak, yakin davrandigi icin onunlaysaniz...
> >Bu ask degil KENDINE GUVENSIZLIK tir
> >Uzulmesini istemediginiz icin onunlaysaniz...
> >Bu ask degil ACIMAKtir...

*>Ona deger verdiginiz icin hatalarini
> hosgoruyorsaniz..
> >Bu ask degil ARKADASLIK tir...
> >Butun gun ondan baska hicbirsey dusunmediginizi
> soyluyorsaniz..
> >Bu ask degil KOCA BIR YALAN dir.. (aslinda olablr)
> >Onun iyiligi icin kendinizden cok Sey feda
> edebiliyorsaniz...
> >Bu ask degil YARDIMSEVERLIK tir...
> >
> >O uzgunken sizin de kalbiniz aciyorsa...
> >Iste bu ASKtir...
*> >Tarif edemediginiz bir cekim yuzunden ondan bir
> turlu
> >kopamadiginizi dusunuyorsaniz..
> >Iste bu ASKtir...
> >O herkese guclu gorunmesine ragmen icindeki
> zayifligi
> >hissedebiliyorsaniz..
> >Iste bu ASK tir...
> >Baskalarini da cekici bulmaniza ragmen hic
> pismanlik duymadan
> >onunla kalmaya devam edebiliyorsaniz..
> >Iste bu ASK tir...
> >

CAN DÜNDAR

SANA KIZAMAM BEN

SANA KIZAMAM BEN
sana kızamam ben.....
gecikmişliğim senin suçun değil,biliyorum,
benim erkenciliğimden....
beni tarih kitaplarında okuyorsun,
beni bir geçmiş zaman eki yapıp,
en sevdiğin cümlenin sonuna koyuyorsun.....
ben seni dünde ararken,
sen henüz gelmemiş bir yarında bekliyorsun...
sana kızamam ben....
senin gülüşüne sızılandım,
ve seni bildiğim o gün,
ansızın yitirişime hazırlandım...
bana hep hüznümü yaşarken dokunuyorsun...
biliyorum, senin açmamış bir gülün var,
ve yakınlaştıkça, o gülün özüne kokuyorsun......
sana kızamam ben....
en ölümcül ifadesidir aşkın, ağlamak...
en çetin kavgasıdır yalnızlığa meydan okuyup,
uykusuz bir gece de sabahlamak...
uzaklığına alışamam senin,
asıl zor olan,
içinde bir uzaklık olduğuna alışmak...
yani sevdalandığın yarın da yoksam,
ve seni kaybettiğim bir umudun ortasında bulmuşsam,
sen getir gerisini...
bu nasıl yaşamak.......
sana kızamam ben....
bu bir haksızlık değil,
bu bir katliam..
bu yüreğin en derin sancısı,
dağılıp kaybolması aklın dimağın,
sana söylemek istediğim sözler vardı,
hepsi darmadağın.....
senin adın yasemin...
senin adın sonbahar,
senin adın, geçmek bilmeyen bir kalp ağrısı..............
gitsen de gelmediğin bir yoldan,
biliyorum,yok sonrası.

Şair'ini bilmediğim güzel bir şiir,bilen varsa lütfen bana yazsın....

ÇOK GÜZEL Bİ ŞİİR...


Bir akşamüstü yine seninle düşüyorum devrik cümlelerin satır aralarına. Gidişini yaziyorum yine. Ardında yetim kalan yüreğimi kanıtıyorum her satırda..Gittin ve geride sadece yokluğunla hayat arasında sıkışmış bir adam yaşamakta bıraktığın sokaklarda .. Evimizin sokağa bakan tahta penceresinde kurumayı bekleyen binlerce gözyaşım sana kanamakta...Yırtılmayı bekleyen onlarca mektup gözyaşlarımda çığlık çığlığa ağlamakta.. Şimdi sensizim...Oysa bu aşka dair ne hayallerim vardı. Mutluluk adına ne resimler çizecektim...Sevda adına yaşayacaklarım vardı; nefesinle süregelecek bir hayatı senin ayak dibinde sonlandırmak..Son nefesimi, gözlerimde solacak hayatı senin dizlerinin dibinde bağışlamaktı.....Olmadı...Başaramadık; belki de sadece ben başaramadım..Gittin; cevaplarını en iyi senin bildiğin soruları bana bırakarak gittin..Şimdi öznesiz cümlelerin içinde acıyı taşımakta her bir kelimem.Artık sensiz geçen hayatın içinde ne anlam ifade eder ki bir ikindi vakti sessizce ölmem ? Ne fark eder ki....

Şimdi sevgim dudaklarında pişmanlık kelimeleriyle yan yana alırken; ben sensizliğin içinde yavaş yavaş kayboluyorum. Bu satırları yazarken yalnızlığın şakağına dayanmış bir mermi kadar soğuk ellerim... Bastığım her tuş ellerimden daha sıcak...Yoksun; bulutlarını kaybetmiş yağmur taneleri gibi çaresiz ve bir o kadar ıslak gözlerim..Sen beni unutsan da kapatsan da tüm hatıra defterlerini; ben sensizlikte bile senin yaşayacağım sevgili. Çünkü ben seni bir gün unutmak sevmemiştim ki; ben seni “ içinde boğulduğun ve savaşmak öte hep kaçtığın gerçeklerini bilerek” sevdim...Hem de seni “ senden çok “ severek sevdim...Seni ne kadar çok sevdiğimi- bir zamanlar Cenneti çizdiğim gözlerinin kenarlarına karakış habercisi olan yaşlılık çizgileri düştüğünde – anlayacaksın. Belki de son nefesini vermeden ayak uçlarına düşen kelebeğin gözyaşlarında fark edeceksin seni hangi duygularda sevdigimi...Ama bir gün anlayacaksın....Şimdi tüm çığlıklarımı dindirip sensizliğe diz çökmek...Sensizlikte öznesi “ senin “ olmadığın cümleler kursam ne fark eder ki....

Hatırlar mısın senden önceki hallerimi ? Hayat mektebinde ayrılıktan sınıfta kalmış bir adamdım ben. Bedeni yamalı, yüreği yaralı bir cümleydim ben.. Pansumanı bitmemiş nice yaralar vardı sözlerimde...Tüm cümlelerim devrik..Tüm sözlerim yarım...Kanadı kırık bir kuşun yaralarını sarıp yeniden kanatlanmak için kısa süreliğine dinlendiği sığıntı yeri değildi yüreğin..Canım sıkıldığımda oynayıp gerçeklerime döndüğümde geçmişin duvarlarına fırlattığın bir oyuncak değildin sen....Sen benim geleceğe bakan yüzüm; sen benim mutluluğun altına düşülmüş koyu renkteki mührümdün. Sen benim kelimelere sığmayan ömrümdün...

Ben sana “ seninle bir ömür geçirmek için yüreğine mülteci ettim; bedenine sahip olmak için değil. Eğer ben seni bedenin için seviyor olsaydım; gittiğin ve hiçbir zaman gelmeyeceğini bildiğim halde bile seni seviyor olmazdım....Seni sevdim hem çok..Seni soyadına “ benliğimi “nufüz ettirmek ne de bedenin tazeliğine yamalı yüreğimi ilmeklemek için sevdim Sadece hayatının önsözünde yer alan cümlenin tek bir satırı olmaya razıydım...Ya da mutluluk adına aldığın binlerce nefesten sadece biri olabilmekti....Olmadı / Ne dudaklarında bir cümle olabildim ne de gözlerinde mutluluğa akıtılmış gözyaşı...Ben sende hep öznesini yitirmiş bir hatıra olarak kalacağım...Yüreğinde hep kapanmaz bir yara olarak geçmişin tozlu raflarında tozlanacağım..Çünkü sen hiçbir zaman bana ait olmadın; ben sadece nufüsuna ait olsam da...Evet ben sadece sana aitim./ Dudaklarını mühürlediğin dudaklarımda senden başkası olmadı ve hiçbir zaman da olmayacak.../ Sen buna bir türlü inanmasan da ben hep sende yaşayacağım / sen beni yüreğinde öldürsen de...Hep sende yaşayacağım...

Ben seni sadece kendime yakın hissettiğim için, acılarım acılarına benzediğin için sevdim....Ben sadece öznesi “ senin olduğun cümlelerin yüklemi..Ben sadece sırtına yüklenmiş acıları kendi yüreğinde taşımayı onur sayacak adamın gözyaşına sirayet etmiş solgun resmi....Belki de yüreğindeki mutluluğun ayak uçlarında umutsuzlukla savaşındaki kazanmaya en yakın duran sevginin tek galibiyeti..Olmadı...Kazanamadık; belki de sadece ben kazanamadım. Gittin..Ardında tüm yenilgileri bana bırakarak gittin..Bir kaç cümleyi geçmeyen ayrılığın sonrası ağır yenilginin “ şeref “ madalyası duruyor sol göğüsümün iç cebinde.Bir de ölüm duruyor sonsuza kadar çıktığın yüreğimin son nefesinde...Sadece sana ait olan dudaklarımda sensiz cümle kurmaktansa adının baş harfinde susmak arasında ne fark var ki ? Hayat ile ölüm arasında sen yoksan mutluluğun devrik cümlelerinde yüklem olmak ne fark eder ki ? Her ikisi de acıya mühürlü, sensiz kurduğum her bir cümlenin altı yalnızlığınla örtülü..

Şimdi yüreğinde bana ait ne varsa hepsini sök yerinden..Unut yaşadıklarımızı..Kurut ıslak gözyaşlarımızı...Artık sen bana ait değilsin...Artık senin yüreğinde yaşama hakkım yok...Yüreğinde bana ait tüm izleri silmesin birer birer..Göm beni yalnızlığına..Yeter ki sen göm beni hatıralara..Unut ne olur..Çünkü sen mutluluklara layıksın..Varsın olsun ben “ sensiz “ yaşayacağım. Varsın olsun sen başkasına ait olsan da ben hep sende mühürlü kalayım...Ne olur unut..Ne olur sendeki beni öldür...Artık benle yaşadıkların gölge etmesin mutluluklarına..Benimle yaşadığın pişmanlıkların dudaklarını ve yüreğini daha fazla kanatmasın..Çünkü sen bana ait olmasan da en çok ben üzülürüm acılarına, kanayan yalnızlığına..En çok üzülürüm mutsuz yarınlarına...Gelmeyeceğini bile bile seni beklerken, sen beni unut ne olur...Artık bana ait kurduğun tüm cümleler geçmiş zaman kipiyle kurulsun..Ben senin tozlu geçmişim olayım..Bugün’lerin ve geleceğin hep mutluluklar dolu olsun sevgili...

Unutmadan sevgili; başkasına ait kollarda olsan da yaşadığını bilmek mutlulukların en güzeli..Sen yaşadıkça ben hep nefes alıyor olacağım.. Uzağında da olsam yakında da olsam ne fark eder ki. Aldığın her nefes; acılara inat tutunduğum tek dal olarak kalacaktır...

Artık zaman geldi...Sendeki beni öldürebilirsin..
Lakin bendeki “ sana “ dokunma...
Yüreğinde benden kalan tek bir iz varsa,
Gözyaşlarınla yıkamaya çalışma.
Çünkü; ben senin nefesindeyim....
Ben hep seninle var olacağım bunu sakın unutma....

“ Belki bir gün değil;
Ben seni bir ömür boyu yaşayacağım sevgili.
.Bir ömür boyu.....”


Sevgili dostlar benimblog arkadaşımızın bloğunda gördüm bu şiiri çok beğendim sizlerle de paylaşmak istedim,umarımki sizlerde çok beğeniceksiniz,yorumlarınızı bekliyorum,selamlar...
!

TÜRK MİLLETİ OLARAK BAŞIMIZ SAĞOLSUN

Tokat'da hainlerin kurduğu pusuda şehit düşen 7 tane tazecik,hayatlarının baharında olan askerlerimiz yine içimizi ateş gibi yaktı,buradan tüm TÜRKİYE'nin başı sağolsun diyorum,''ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ'' ''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE'' diyecek söz konuşacak kelime bulamıyorum,acımız çok büyük...

Sana dar gelmeyecek mezarı kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.

AKŞAM ŞİİRİ


AKŞAM ŞİİRİ
Birden hatırlarsın,
O da seni - - birden bazan:
Nerde, ne yapar şimdi
Parlar bir özlem anılar arasından.

Bu akşam ne garip sözcük
Sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
Akşam. Bilmem bulur muyum
Yollara baksam?

Söner yangın birazdan
Yatışır özlem.
Bir gün karşılaşırız
Bir gün, bir yarım akşam.

BEHÇET NECATİGİL

KUTLAMA


DELICE ESEN SEHER YELI, EN GUNESLI GUNLER, EN PARLAK GECEDIR BAYRAMLAR. YUREKLERDE BIR ESINTI VE BARIS PAYLASIMINA EN SICAK 'MERHABADIR' BAYRAMLAR. KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU, HER SEY GONLUNUZCE OLSUN?

SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI


SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.


Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..


Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

yine çok güzel bir yazı ve yine can yücel,siz sevgili dostlarla paylaşmak istedim,sevgiler...


ÇOK GÜZEL Bİ ŞİİR...

Uzaklar vardır
Çok uzaklar, sen bilemezsin!
Sen yürüdükçe uzayan uzaklar
Hiç senin olmayan,
hiç kazanılmayan
Ve ben
O uzaklardaki senin ellerine hiç dokunamam
Ağlarım…
Elimden gelen bu kadar!..
Sen gözyaşlarımı görmezsin
Ya da gören körlerdensin
Ve ben saçların okşanmasının
Insanın yüreğinde uyandırdığı histen bihaber
YaşarımElimden gelen bu kadar!
Yalanlar vardır
Hep o tanıdık bilindik yalanlar
Yalanı olmayan tek duygu aşktı hani
Ben bilmezdim
Gül bahçelerini çiğneyip gidenler
Sevmeyeceğim onları
Elimden gelen bu kadar!
“Ucuz yaşamlar! Diyordu şair
ucuzluğun son günleri misali,
aşkyaşanıyor
işteucuzluğun adı “ aşk ” değildi hani?
Dipsiz ağrılar kalıyor geriye artık bu duygudan
Öğrendiğim bu kadar…
Sendeki kendimi hiç bilemedim
Sen ucuz aşklardan değildin,bende
Bir soluğun değse
Yıldızlar uçuşurdu içimde
Ucuz aşklarda soluklar tükendi
Yağmurlar yağmıyor onların içine
Acıların unufak olmasının anlamını
Bilmez onlar
Yürekleri acımaz!
Bildiğim bu kadar!
Gözler vardır, sen bilmezsin…
Hani gidecek gibi
Uyutmaz geceleri
Gözünde uyku varken uyuyamamak nedir?
Ben bilmezdim
Sen içimde çok güzelsin!
Ağaçlara içinden ok geçen kalpler çizip dursamda
Ölünceye kadar seni bekleyemeyeceğim
Eminim…


Semra BAKAN

BİTMEYEN ŞARKI



BİTMEYEN ŞARKI


BUGÜN BİR ŞARKI DİNLEDİM
İÇİNDE SEVDA İÇİNDE AŞK VARDI
SEVGİLİM KELİMESİNİN GEÇTİĞİ CÜMLEYE GELİNCE
GÖZLERİM SENİ ARADI
AMA YOKTUN
HAYALLERDE GİZLİYDİN ÜMİTLERDE SAKLIYDIN
SANA HİÇ SEVGİLİM DİYEMEMİŞTİM
HER YERDE SENİ ARAMIŞTIM
AMA BULUNCA NEDENİNİ BENDE BİLMİYORUM
YANINA GELİP GÖZLERİNE BAKAMAMIŞTIM
SONRA NE SEN NEDE BİR BAŞKASI BİLMEZ
KARANLIK KUYTU BİR YERDE
GİZLİ GİZLİ AĞLAMIŞTIM
BEN SENİN ELLERİNİ HİÇ TUTAMAMIŞTIM
NE ZAMAN YANYANA GELSEK
HEP İSTERDİM ELLERİN ELLERİMDE
GÖNLÜN GÖNLÜMDE OLSUN DİYE
AMA O MESAFE HİÇ AZALMADI
O TENİNDEKİ SICAKLIĞI HİÇ AMA HİÇ HİSSEDEMEDİM
BEN SENDEN HİÇ GÜZEL SÖZ DUYMADIM
GELİRDİM KONUŞURDUK ŞURDAN BURDAN
AMA YÜREĞİM SANA KARŞI SEVGİ DOLUYDU
GÖZLERİM SANA AŞKLA BAKIYORDU
HATTA SEN GÖRMÜYORDUN BAKIŞLARIN KARŞISINDA
DİZLERİM TİTRİYORDU
AĞZINDAN ÇIKAN HER KELİMEYİ
ÜMİTLE DİNLİYORDUM
BENDE SEVDİM BENDE SEVİYORUM DERMİSİM DİYE
AMA YİNE HÜZÜN YİNE BOŞ BEKLEYİŞLER
ŞARKI DEVAM EDİYOR
ŞARKI DUYGULARLA ÖRÜLMÜŞ
AMA BU DUYGULAR NEDENSE HEP TEK TARAFLI
VEDE YALNIZLIĞIMI ANLATIYOR
OLSUN BE GÜZELİM
BENİM SEVGİM İKİMİZEDE YETER
SEN SEVMESENDE
BU KALP YALNIZ AMA YALNIZ SENİ SEVER.

DOĞAN

Genç şair arkadaşımız sevgili DOĞAN'ın hüzün kokan güzel şiirini siz gönül dostlarımla paylaşmak istedim,ben çok beğendim inanıyorum ki sizlerde çok beğeniceksiniz,yüreğine sağlık DOĞAN arkadaşım yeni şiirlerini de bekliyoruz,sevgiler...

BİZ KADINLARI ANLATAN GÜZEL BİR YAZI


Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor:

-'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.'

Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah, karısının bedeninde uyanıyor.

Hemen yataktan fırlıyor.
Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
Çocuklarını uyandırıyor.
Elbiselerini hazırlıyor.
Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
Beslenme çantalarını hazırlıyor.
Çocukları okula götürüyor.
Eve d önüp, evi toparlıyor.
Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek
için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.

Bu arada öğlen oluyor.

Evi süpürmeye başlıyor.
Eşyaların tozunu alıyor.
Mutfağı siliyor.
Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
Yolda onlarla sohbet ediyor.
Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor.
Süt ve kek getiriyor.
Bu arada yıkadığı çamaşırl arı ütülemesi gerekiyor.
Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor.
Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
Salata malzemelerini yıkıyor.
Pilav için pirinci ıslatıyor.
Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor.
Onlara hikaye okuyor.
Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.

Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor :

-'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime döndür.'
Allah cevap veriyor :

-'Evet, dersini aldığını görüyorum. Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın.'

ÇOCUKLUĞUM



Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..

bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı... ama çok sıkı
sarılmak sana..
göz yaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !

c.yılmaz

CUMHURİYET BAYRAMI

29.EKİM,CUMHURİYET BAYRAMIMIZ TÜRK MİLLETİNE KUTLU OLSUN...''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE''...

MİM



Sevgili arkadaşım noengel bloğunda güzel bir mim cevaplamış,ve de demişki mim'i
almak isteyen alabilir,ben de konusu çok güzel olduğu için aldım kabul ettim,mim konusu kısaca ''ANILARIMIZI CANLANDIRAN KOKULAR''nacizane cevaplamak istiyorum bende...


YAĞMURDAN SONRA TOPRAK KOKUSU:
Yağmur dan sonra toprak kokusu bana baharı hatırlatır kısacık bir yağmurun arkasından mis gibi bir koku yayılır doğaya,insanı içine alır...

SARDUNYA KOKUSU:sardunya çiçeğini herkes çok iyi bilir,benim çocukluğumda pencere kenarlarında sardunyalarımız vardı Anneciğim çiçekleri çok severdi,rengarenk sardunyalar,kapının üstünde hanımeli,bahçede leylaklar,ortancalar işte bu yüzden ben bu çiçekleri çok severim...

MAHALLE FIRININDAN GELEN EKMEK KOKUSU:Mahallemizde bir karafırın vardı herkes oraya evinde yoğurmuş olduğu hamurları götürür ekmeklerini fırıncı pişirirdi,inanılmaz güzel kokardı,ben de ilk oğluma hamileyim ne zaman fırının önünden geçsem beni fırına çekerdi bu güzel koku, mutlaka bi parça ekmek isterdim,sağolsunlar bana en güzel yerinden verirlerdi,şimdi nerede ekmek kokusu duysam aklıma geliyo tebessüm ediyorum...

SÖĞÜT AĞACI KOKUSU:Evet yanlış duymadınız söğüt kokusu,benim ocukluğumda kalan bir güzellik daha,komşumuzun çok ulu iki tane söğüt ağacı vardı bahçelerinde, kızı da benim en yakın arkadaşım dı sevgili arkadaşım NİLGÜN sabahtan akşama kadar söğüt'ün altında oynardık piknik yapardık, söğütün dalında salıncağımız vardı bütün gün salıncakta sallanırdık(off yaaaa ben çocukluğumu özledim) çok güzel günlerdi işte söğüt kokusu beni hep uzaklara götürür...

İşta bu kadar dostlaaaarrr ben de kimseyi mimlemek istemiyorum okuyan herkes davetlidir;),selamlar...



O OLMAZSA YAŞAYAMAM

O olmazsa yaşayamam
O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

Can YÜCEL

YARALI KALBİM


Ağla yaralı kalbim her şey yalan
Ağla bir avuç küldür elde kalan
Artık savrulup gitsen de rüzgara
Ağla mazidir şimdi senin olan
Yaralı yaralı yaralı kalbim
Dokunduğun el yalan
Sakındığın gül yalan
Sel akar kum olur
Geriye kalan

Ağla yaralı kalbim hepsi yalan
Ağla bir avuç küldür elde kalan
Yaralı yaralı yaralı kalbim.

Sevgili dostlar,yukarıdaki şiir aslında bi şarkı sözü,belki hatırlarsınız''HATIRLA SEVGİLİ'' adlı bi dizi vardı çok severek izlemiştim bu şarkı da onda çıkardı,tesadüfen bulunca blogda yerini aldı...
Not:Doğum gününü yazdığım oğlum yani Burak pc'ye format atınca benim bütün resimlerde silindi yani bi süre yemekler olmuycak,yenilerinin resimlerini çekip kaydedinceye kadar,selamlar...

MİİİMMMM


sevgili şengülce ablam beni mimlemiş,sorular oldukça güzel ve hoş cevaplayalım bakalım ;)

1-En sevdiğiniz 3 çiçek ismi???

Asaletiyle LALE,güzelliğiyle ORTANCI,hoş kokusu ve zerafetiyle LEYLAK

2-Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz??
uzuuuunnn bi tatil,oğullarımın başarıları,huzurlu ve sağlıklı bir yaşlılık
3-En sevdiğiniz ve en sevmediğiniz 3 huyunuz..
En sevdiğim huyum,merhametli oluşum,insanları ayırt etmeksizin seviyor olmam,güleryüzlü ve esprili olmam... En sevmediğim huyum çabuk sinirlenmem,alıngan olmam,insanlara çabuk güvenmem
4-Gıcık olduğunuz 3 hareket;
Asık suratlı,azarlar gibi konuşmak,benimle konuşan kişinin sağa sola bakması...

5-Bu benim bu güne kadar olan en kara günümdü,dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündügünüz olay??
Sanırım bu konuya cevap veremiycem,çünkü böyle birşey hiç yaşamadım çok şükür...
Eveeeeeeeeeeettttttt sıra geldi kimleri mimlesem köşesine...:))

1-insan sevgisi 2-sayın hocam mgurdal 3-candostum derya 4-yeni tanıştığım uzmanım 5-yine yeni tanıştığım gelibolu17 6-engelsizdünyam

haydi arkadaşlar kolay gelsiiiinnn...

ASLAN OĞLUM'UN DOĞUMGÜNÜ


11.10.1990-11.10.2009;Sevgili dostlar bugün benim küçük paşamın doğumgünü
koskoca bir 19 seneyi geride bıraktık oğlumla,canım oğlum sen bize Allah'ın hediyesisin,seni hep çok sevdik herzaman da seveceğiz,doğduğun günü düşünüyorum da ne kadar da küçüktün,minicik bişeydin,baban kucaklamaya korkar sanki elinden düşüverecekmiş sanırdı,bense ikinci defa Anne olmanın verdiği güvenle korkma bişey olmaz alışırsın derdim,ne de çabuk geçti bu yıllar yahuu,şimdi 20 yaşına giriyosun koskocaman bir adam oldun,ünüversite öğrencisisin,oysa nasıl geçer bu yıllar,ne zaman büyür,ne zaman yürür,ne zaman konuşur,diye sabırsızlanırdım,yavrum yakışıklı oğlum,biliyomusun baban ve benim herzaman gurur kaynağımız oldunuz abinle ikiniz,yakışıklılığın babandan,çabuk sinirlenmen benden geçmiş ama olsun sana sinir de yakışıyo öfke de,sana herşey yakışıyo benim aslan oğlum,seni çok ama çok seviyoruz,senin le ve abinle gurur duyuyoruz,siz bize hep güzellikler yaşattınız,inşallah hayatınızda herşey çok güzel olur ve herşey yolunda gider,şunu bilmeni isterim benim yakışıklı oğlum,hayatta hep başarılı olmanı isterim,hiç sıkıntı dert keder yaşama derim,rabbime de herzaman böyle dua ederim,karşınıza hep iyiler çıksın hayırlı insanlarla karşılaşın,ne zaman ihtiyacınız olsa biz yanınızdayız,ne zaman fırtınaya yakalansanız bilinki bir limanınız var size kucak açan,seni çok seviyoruz canım oğlum,aslan oğlum,yakışıklı oğlum,nice mutlu başarılarla dolu yaşlara ulaşırsın inşallah,rabbim bize sizin yokluğunuzu göstermesin(AMİN)

BİRAZ DA GÜLELİM(ÇOK GÜZEL YAAAAA)


Kavga faslı


Karımla alışveriş merkezinde dolaşırken birden önümüzden inanılmaz güzel bir kadın geçti. Nasıl oldu ben de anlamadım ama ilk defa bir kadına bu derece kilitlendim. Bu durumun farkında olan karımın şu sözleri ile kendime geldim. "Bakma faslın bittiyse kavgaya başlayalım!"


Nur topu
İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!"

Toplamda
Geçen gece nöbetteyken acile 3 yaşında, para yutmuş bir hasta geliyor. Babasına ne kadar yuttuğunu soruyoruz; "1 TL" diyor. Yapılan tetkikler sonucunda bir adet 50 Kuruş ve iki adet 25 Kuruş tespit ediyoruz. Baba bir şekilde haklı olduğu için sadece aramızda gülüşerek konuyu kapatıyoruz.

Mesaj alındı
"Seviyor musun?" dedim, "Seviyorum." dedi. "Ne kadar?" dedim, "Çok." dedi. "Ne kadar çok?" dedim. "Her akşam eve gelip dırdırını çekecek kadar çok..." dedi. Sustum...

Potansiyel müşteri
Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti. Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: ''Gördün mü bizim müşterileri... Hey maşallah!'' dedi.



1 Nisan şakası
1 Nisan sabahı kocamdan mesaj geldi; "Karıma akşama toplantım var diyeceğim. Hazırlan hayatım, yedi gibi gelirim." 1 Nisan şakası olduğunu bildiğimden, hemen cevap verdim tabii. "Aşkım kocamın akşama toplantısı varmış, ev müsait bekliyorum." Sinirden köpürmüş, öyle şaka yapılır mıymış? Yaptım gitti!


Tövbe ya
Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için de dua et" deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi nerede derse ne diyeyim?"

Cadaloz kaynana
İş arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber "Aaaa!" diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek sesle düşüncesini dile getiriyor. "Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı karardı."


İki yirmilik
Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de geçen haft a kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen aktarıyorum. "Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?"


30.000 bakımı
Yengemin burun ameliyatından sonra elinde bir demet çiçekle gelen abimin inceliğini, kurduğu cümleyle daha bir iyi anladık. "Hatun kokla bakayım burnun çalışıyor mu?"


Lamba
Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: "Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa."