GÜZEL BİR ŞİİR

Ben Eskiden de Severdim Seni

Ben eskiden de severdim seni
Ama dokunuslari esirgerdim duslerimden
Sevismeleri silerdim uykularimdan
Oylesine bir umarsizlikla
Severdim seni sevdigimi dusunmeden

Ben seni eskiden de severdim
Ama almazdim sozlerindeki sevgi isigini
Dokunurdum parmaklarimin ucuyla
Sonra sakli siirlerin satirlarina gomerdim
Bir baska sevdaya yazar gibi
Yazardim sana ask siirleri

Ben seni eskiden de severdim
Ama kadinim demek zor gelir
Ellerimin sicakligindan baska ne var verecegim
Kapatirdim avuclarimi simsiki
Yanardim avuclarimdaki senli sevdanin yanginiyla

Ben seni eskiden de severdim
Ama zamanin prangasinda mahkum hayallerimiz
Baska yollarin yolcusuyuz
Hep baska yerlere varacak olan
Saklardim sevdani adim izlerime
Yollara duserdi sevdanin kokusu
Her adimda seni yazardim
Yazdigimdan habersizim gibi

Ben seni eskiden de severdim
Ama bitecek bir ruya urkuturdu beni
Ya alisirsam sicakligina
Ya alisirsam sevdana
Ya alisirsam guzel gulusune
Ya alisirsam sevismelerine
Saklardim usulca sorgularimi
Kendimden habersiz korkularla
Gomerdim sevdani yuregimin en derinine

Simdi sevdam dilimin ucunda
Simdi arzum ellerimin sicakliginda
Simdi ozlemim siirimin satirlarinda
Simdi yanginim sana dokunusumda
Simdi kavusmam zamanin tuzaginda

Ve simdi yuregim sevdanin kanatlarinda
Simdi arzum senin ellerinde
Savuracagin yone durmus bakislarim
Seni bekliyorum...

Gassan Satar



ADAM GİBİ


Ben seni hiç sevmedim ki
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim,
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
Ben seni hiç sevmedim ki;
Beni yola koyduğunda ayrılmanı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim, unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda, ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim, seni her hatırladığımda..
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi,
Geceleyin rüzgar gibi sevdim, seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki..
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı, nisanı hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı
Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman
Sakız satan çocukları, yeni çıkan şarkıları..
Her kaybettiğimde, kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim, yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki..
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın
Acımasızlığında bir ahın
Ağlayan yüzünde insanlığın,
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla narın
İncirin, Zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne, senin üstüne
Hep Senin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki..
Gittiğin zaman, gitmeni sevdim,
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevmedim,
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken seni götüren trenin ardından
Kırlara ilk Kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki..
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim,
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
ben seni hiç sevmedim ki;
Ben sevdim mi adam gibi severim..
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim.
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben yangını sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
BEN SEVDİM Mİ ADAM GİBİ SEVERİM !!!


Sen, kaçan bir ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım
bu da bekleyen şiiri aynı şairin

Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.

Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!

Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü.
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.

Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye
Toprağında bir taş olur, beklerim...

NOKTA

Ey Gönül!
Nokta deyip de geçme!
Bazen kötü bir şeylerin bitmesini sağlar,
Bazen de biten kötü şeylerden sonra yeni bir şeylerin başlamasını..
Sakın nokta deyip de geçme!
Düşün bir; ''Benimle olur musun' ile
''Benimle ölür müsün'' arasındaki farkı doğuran değil midir nokta?..

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahaeddin KARAKOÇ

ADININ SEVDA OLMA İHTİMALİ VAR

Öyle yürekten gözlerime bakma ey yar! 
Gözlerimin sende kalma ihtimali var 
Gözlerim sende kalırsa neylerim ey yar! 
Yüreğimin seni sevme ihtimali var 

Yaklaşma bu kadar yürek tenime ey yar!
Tenimin yanıp kül olma ihtimali var
Alıştırma varlığına bu kadar
Yokluğunun yokluğum olma ihtimali var

Sevdan içimde kök saldığı günden beri
Yeşeren ümitlerimin tükenme ihtimali var
Adı güzel olan her şeyin karşısındayken sen
âma bir aşkın içimde kaybolma ihtimali var

Adını kazıma yenik yüreğime ey yar!
Yüreğimden silememek ihtimali var
yüreğimin sevdaya karşı incedir boynu
Git… Gelme ey yar!
Adının sevda olma ihtimali var.

Şirvan Çelik

TUTSAM ELLERİNDEN

Tutsam ellerinden Yürü gidiyoruz desem Gidiyoruz bu illet şehirden Sarsam seni en sımsıkı tutsam belinden Artık yağmur damlacıkları düşmesin gözlerinden Yorgan olsam korusam yağmurdan kardan borandan Yastık olsam başın göğsümde mavi düşler kursam senli benli Ne olur sanki? Dünyanın sonu mu gelir Gelsin kimin umurunda sen yanımda olunca. Yasak elma mı sanki düşlerim Âdem’i cennetten eden Sonbaharda esen Meltem rüzgârları gibisin sen sevgilimm.Ne bir eksik ne bir fazla Umut taciri değilim olmadım asla Sahte tebessümlerden sahte aşk yaşamak Bana göre değil ki yasak çiçeklerden bal almak Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim aşka gönül verenlerdenim. Bilirim sende arzuluyorsun beni Benim seni arzuladığım sevdiğim kadar Kemirir içini kafandaki o gereksiz ve boş kuruntular Bilmez misin ki elbet beni de senin gibi bir yaradan var Son baharda esen Meltem rüzgârları gibisin sen sevgilimm.
Tutsam ellerini Yürü gidiyoruz desem Sarsam seni sımsıkı tutsam belinden El değmemiş bakir bir sevgi ile Açık denizlere yol alsam gözlerinde Mavi senin olsun mahzun gözlerin benim Sen Marmara ben  okyanus olsa sevgimiz Demir atsak her şeye inat zamanın bir deminde Sen bende var olsan ben de sende, gel desem gelir misin Sevgilimm.
Yazan Cem

HÜZÜNLÜ ŞİİR

BU AKŞAM EN HÜZÜNLÜ ŞİİR

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu

Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta

Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.

Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece

Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında

Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim

O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama


Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.

Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla

Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.

Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana

Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.

Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana

Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.

Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi

Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana


Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim

Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona

Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.

O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla

Artık sevmiyorum ya severim belki yine

Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda

Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü

Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca


Belki bana verdiği son acıdır bu acı

Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona



Pablo Neruda.
Düşün ki

Kulaklarım adını hiç duymamış

Ve hiç tekrar etmemiş, isminin ilk hecesini,
Yalçın kayalarda aksilenen seda gibi
Düşün ki,
Düşüncelerimde hiç olmamışsın sen
Uğultusu avuçlarımda kalan rüzgar gibi geçmişsin.
Ay ışığına hasret yakamozlarının vuslatıymış,
Tam yerine ve tan yerine vuran o umutlarının gölgesi...
Düşün ki,
Bir sigara içimlik vakitmişsin,
Ciğerime ecza diye dolan
Ya da uğrak bir, giderilemeyen efkâr kahvehanesi...
Düşün ki,
Bardakta eriyen; ebediyen beklemekmiş, şeker sanılan
Kırık bir sandalyeymiş umutlarımı yasladığım...
Düşün ki,
Bir uçurum dibiymiş, bakışlarındaki o mana
Oyuncaksız kalmasıymış bir çocuğun
Ya da bir annenin yavrusuna hasreti...
Düşün ki,
Yanık bir Anadolu türküsüymüşsün,
Çeşme başındaki güzel kızlara inat
Ve inat, gurbetin tüm güzelliklerine...
Düşün ki,
Gam yüklü duvarda asi, kırık bir aynaymışsın
Hep yarım, hep eksik, hep mahçup..
Ayna karşısında kırık bir bakış,
Kaybolan diğer yarısındaki tılsım..
Bir yağmur olmuşsun
Ve tanelerin düşermiş pembe düşlerimin düştüğü yere..
Düşün ki, bir orada bir burada
Bir gurbette bir sılada
İsminin yalın, yalnızlığımın çoğul halinde..
Ve arkasına saklanmış binlerce yürek
O binlerce yürekten düşen..Tek bir düş
Ve ılık bir nefesinde üşümüş...
Düşün ki,
Uzak hatıralarım kalmış sende
Tek kişilik bir oyun
Gurbete bir tren bileti
Ya da yarası,
Yarısından büyük olan yırtık bir resim...
Düşün ki,
Hiç olmamış
Hiç çalınmamış bir beste
Hiç tadılmamış bir zehir,
Düşün ki,
Hiç yazılmamış bir şiir ..



(netten alıntıdır şairini bilmiyorum...)
Ey Gönül! Eğer sevgi bir çiçek ise, saygı onun yaşadığı saksıdır; çiçek solmaya başlamışsa bil ki, saksı mutlaka çatlamıştır..
Bir gazeteci yaşlı çifte şöyle sordu :

65 yıl nasıl bir yastığa baş koydunuz?

Yaşlı kadın şöyle cevap verdi;
“Bizler yırtık elbiselerin yamandığı, söküklerin dikildiği, kırıkların tamir edildiği bir zamanda doğduk,
kullanılıp atıldığı ve yerine yenisinin alındığı bir zamanda değil.”

''netten alıntıdır''

SEN VE BEN

SEN VE BEN


herkes dört gözle tatili beklerdi
bense okulların açılmasını
çünkü seni görmek vardı koridorlarda
ve bana güleceğin günü beklemek.

ben okul bahçesindeki ağaca, başharflerimizi
sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
ben sırama isimlerimizi
sen kalbime ilk aşkı yazmıştın.

senden sonra sana yazdığım şiirlerden
haberin bile yok
ve yağmur yüzüme vuruyor
ve soğuk.

okuldan sonra
her dolma kalem, her lacivert kravat
her beyaz gömlek ve yakalık
ve her 12 aralık
sen gelirsin aklıma
çocukluk işte, belki de ilk Aşk
belki de ilk delilik.

seversin demiştin ya hani bundan sonra da
inan ki o kadar kimseyi sevemedim
ve o iki kelimeyi senden sonra kimseye
ama kimseye söyleyemedim.

belki hiç olmadın benim için
belki de azdın
ama olsun
ben hep sana şiirler yazdım.

ceketimi ve kravatımı saklıyorum hala
birinin üzerinde tebeşir
birinin üzerinde ayran lekesi
ve Seni Seviyorum Hala
elmayı da, havayı da, suyu da

ve bilmeni istemiyorum hala
sana şiirler yazdığımı
ve bilmeni istemiyorum bütün bunları
çünkü herşey böyleyken güzel
en dokunulmamış, en yaşanmamış
ve en tadılmamış haliyle.

bir sahilde elele dolaşılmamış
ve bir kafede çay içilmemiş haliyle
herşey
böyleyken güzel belki de

ama sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
ben aşkına tutulmuş bir deli candım
sen gönlüme sevdanın adını yazdın
ben aşkına tutulmuş seni ararım.
Seni Seviyorum...
Yazar : Uğur Arslan

KIRILMAK...

En sevinçli anında, birden hüznün gelmesidir kırılmak, gönlün kapanması bazen, en sevdiklerini düşünmemektir kırılmak. Ayağına batan o parçayı bir çırpıda çekip çıkarmaktır. Hatırlamak istemediğin eskiye ait ne varsa kovmaktır kapından ve kilitlemek tüm özürlere kalbinin pencerelerini,
kırılmak; niye, nasıl, neden olduğu değil kime kırıldığın vardır sadece hafızanda....asırlar bile geçse sen yapıştırsan da aradan sızar ve hatırlarsın eskiye ait ne varsa...
Bugün sevgili arkadaşımızı reçelin sayfasından aldığım bir şiir tadında yazıyı paylaşmak istedim ben çok beğendim eminim sizlerde beğeniceksiniz...:)) LİNK ATMAYI BECEREMEDİM AMA ADRESİNİ YAZIYORUM MUTLAKA ZİYARET EDİN ÇOK BEĞENİCEKSİNİZ...(hayatreceli.blogspot.com)gönlüne emeğine sağlık sevgili arkadaşım iyiki bloğunu tanımışım...sevgiler...

CESARETİM YOK



Cok sey degildi istedigim
Birazcik hayalin
Birazcik sicakligin
Varligini istemeye cesaretim yok
Duslerimde biraz sevisme
Sabaha dudaklarinin tadi ile uyanma
Tenine dokunmayi istemeye cesaretim yok
Belki seni seviyorumlari sessizce bagirmak
Belki ummak senden gelecek aski
Ama askimi haykirmaya cesaretim yok
Gozlerini dusledim biraz
Bakislarina doldurdum ilani asklari
Ama gozlerine bakmaya cesaretim yok
Sakli bir askin koynunda
Sicak sohbetlere kandim
Gulusunu calip yuregime
Sesinin tinisinda masallar dinlemek istedim biraz
Gulusunde ask siirlerimi okumaya cesaretim yok
Deniz kiyisinda elele dolasmanin sevdasinda
Koyun koyuna sabaha yolculukta
Hepsinde senin olabilme ihtimalinde
Biraz sevdayi dusledim ben
Senden sevdani istemeye cesaretim yok
 
Gassan Satar
Yazık ne mazi yazık
Anlatmaya yoruldum
Sen benden vaz geçince
Ben o gün de vuruldum

Yazık günah ben oysa

Kardelen gibi
Acıyla boy veren gibi

Seni severdim

Hüznün koynunda
Seni severdim
Hem uyanık, hem uykumda
Seni severdim
Ve sana rağmen yine severdim
Dar ağacı ip boynumda
Sen aşkı anlamaz bilmez
Gül yansa ağlamaz sakin
Ben akmayan göz yaşında
Seni severdim
Sen hisli korkak savaşçı
Aşkı kime satmış hain
Ben her savaş meydanında 

Seni severdim
(alıntıdır)

DOST

Sokrates bir ev yaptırmış nasılsa;
Eş dost başlamış kusur bulmaya:
Kimi içini beğenmemiş:
Kızmayın ama demiş;
Şanınıza layık değil odaları.
Kimi cephesine çatmış:
Karşıdan görünüş berbatmış.
Hepsine göre de çok darmış bu ev.
Kim sığarmış bu kulübeye?
Koca Filozof: Ah, demiş, keşke bu evin
alabileceği kadar
Gerçek dostum olsa !
Sokrates'in sözü yerinde;
Bir ev dolusu gerçek dost nerede?
Sözde herkes dost, ama gel de inan.
Dosttan bol şey de yok dünyada,
Dosttan az şey de.

La Fontaine

ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum…
(orhan veli kanık)

DUMAN

Benim bu derdim
Ne yağan yağmurda
Ne yalancı sonbaharda
Ne bomboş sokaklarda...

Kırılmış her yanım
Kaybolur zaman saçlarında
Gözlerim sokaklarda
Sebebi isyan aşkım...

İçim yanar, içim kanar da
İsyan!
Geriye bir avuç yalan
Beni bu derde sen attın da, gittin ya kafam hep duman...

(netten alıntıdır)

KAYIP

Hazin bir siyaha boyandı bulutlar
İkimize ağlar bu nazlı yağmurlar
Umudum azaldı, geçiyor zamanlar
Ayrılık efendi, kulu biz aşıklar


Ellerin avcumda soldu
Yaralı bir ürkek kuştu
Biten bir aşktan çırpınıp uçtu


Yolun açık olsun demek isterdim
Boğazım düğümlü, sözlerim kayıp
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem
Çünkü bu bedende yüreğim kayıp


Beyaz cennetlerden inecek melekler
Seni korur onlar; dualar, dilekler
Bense bu sevdanın uzak gurbetinde

Savrulurum her gün senin hasretinle


Yarım kalan bir hikayeyiz artık seninle
Ayrı yollara yürüyoruz
Hayat bu...
Serseri bir rüzgar gibi estin sen şimdi uzaklara
Ben göğsümde solgun bir gülle yaşarım yıllarca
Yaşamaksa bu!
Ayrı akşamlara yatıp
Ayrı sabahlara uyanırız bundan sonra
Hataları aşk sanıp
Başka tenlerde avunuruz boşuna
Ve gizli gizli yaralanırız
Şunu bil ki daima
Ben, en güzel yeri hatırana saklarım
Talan olmuş gönül bahçemde
Saçlarımda tel tel hüzünlerle
Gözlerimde azalan güneşlerle
Ben hep seni beklerim bu şehirde
Bir gün dönersin diye

Kendine iyi bak ey sevgili!

Kendine iyi bak eYsevgili! 


SELAM dostlar yeniden sizlerle birlikte olmak çok güzel paylaştığım şiiri umarım sizde beğenirsiniz ben çok beğendim,sevgiler...

Gençlik ve Yaşlılık Üzerine -Bernard SHAW

Gencim ben… Yaşamımda bir şeyler olmasını öylesine istiyorum ki…
Onların yaşına gelince niçbir olaya karışmadan yaşamak isteyeceğimi söylüyorlar.
Onların yaşında değilim ki ben…

Gençler hep bağışlanır, ama onlar kendilerini hiç bağışlamaz;
...yaşlılar hiç bağışlanmaz, ama onlar kendilerini hep bağışlar.

Yaşlanınca, hele benim gibi çok, çok yaşlanınca, düşler sürekli kendiliğinden gelir. Ne korkunçtur bilemezsiniz! Gençken yalnız geceleri uyursunuz, deliksiz bir uykuya dalarsınız. Sonraları, öğle üstü de başlarsınız kestirmeye. Daha sonraları sabahları bile uykudan gözünüzü açamazsınız. Yorgun uyanırsınız; bezgin, yaşamaktan bıkkın… Uykudan ve düşten kurtulamazsınız bir daha…

Gençlerin yaşlılar için yapabilecekleri tek şey, onları sarsarak güne uyabilmelerini sağlamaktır.

Gençken ben, kadınlarla erkekler çekinirlerdi birbirlerinden ve hiç dost olamazlardı birbirleriyle…
Hiçbir şey gerçek değildi. Romanlarda görülen türden bayağı, sahte, dayanılmaz bir nezaket!
Kadınca bir utangaçlık! Erkekçe bir şövalyelik!
Evet demek isterken hep hayır demeler!
Çekingen ve içten insanlar için yalnızca günah ödenen bir yaşam…

Bazı çocuklar akılca daha yaşlıdırlar ana babalarından ve bazı yetmişlikler daha gençtir torunlarından.

Ömrün yetmiş yılı yararlılıkla, doğrulukla, sevecenlikle, iyi niyetle geçmişse ve bu yıllar onurunu hiç yitirmemiş bir ruhun, canlılığını hiç yitirmemiş bir beynin yaşamıysa, bunlar yetmelidir insana, çünkü, bunlardır sonsuz ve ölümsüz olan ve böyle yaşamış birinin on yılı başkalarının otuz yılına değerdir.

SENİ UZAKTAN SEVMEK...

'Seni uzaktan seviyorum...' diye düşündü erkek içinden.
'Yaklaşmadan, anlatmadan, anlaşılmadan....
Ben seni beklentisiz seviyorum.
Hiçbir şey ummadan, talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan.

...Kendi içimde taşıdığım sessiz sedasız bir sır bu.
Ben belki de senden çok bu sırrı seviyorum.'
____
'Seni uzaktan seviyorum....' diye geçirdi kadın içinden

ve başını çevirdi.
Bakmadı bile ondan yana. Bakması gerekmedi.
____
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen.
Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır.
Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun,
Varlığıyla huzur bulduğun bir denizin
Yakınında yürümek gibidir böyle sevmek...
Uzaktan sevmek en güzelidir bazen."

Elif Şafak...

NERDESİN...!!!!

EY HASRETİN IŞIGI TEBESSÜM ETTİGİM YÜREK
GECE MAVİSİ SATIRLARA SAKLI DUYGULARIM
BİR CAN İLE BİR YÜREK İLE BİR OLAN BEDENİM
YALNIZ BAŞIMA KALAN SAHİPSİZ YÜREGİM

DENİZLERİN DERİNLİGİ KARANLIGIN İNCİSİ
BEYAZ MELEGİM YOSUN GÖZLÜM HASRETİM
YÜREGİME CAN DİYEN SEVGİ KELEBEGİM NERDESİN
KOYMA BENİ MAHRUM KOYMA BENİ MAHKUM

BİR SENİ DÜŞLEDİGİM SOKAKLARIN KAARANLIGINA
IŞIK OLURCASINA YÜREGİME GECEMİ AYDINLAT
BİR SANA BAGLILIK YEMİNİMLE AL BENİ TENİNE
SICAK MUM ATEŞİNDE ESKİMEYEN SÖZLER GİBİ

TOMURCUGUNDA SAKLI GÜLLERİN AŞKI GİBİ
BEMBEYAZ KARDA SU MİSALI AŞK GİBİ
SAKLA BENİ BEDENİNE ELLERİNE HAPSET KELEBEK GİBİ
SEN SEV BENİ UGRAK OLMADIGIM YERLERE GİTMEDEN

SEN GÖR BENİ GÖZLERİMDEKİ SENLE OLAN SEVDAYI BİR DÜŞ GİBİ ÇIPLAK TENİNDE KAVRULAN AŞK GİBİ YAK BENİ TUTSALIGINA DİLE GELMEYEN AŞK ROMANLARI GİBİ ŞARABIM İÇTİGİM GECEDE AYIŞIGININ YÜZÜME YANSIDIGI GİBİ

DUYGUSAL ŞAİR
 Sevgili dostlar uzun bir aradan sonra yine sizlere çok güzel bir şiirle geldim,ben çok beğendim umarım sizlrede çok beğeniceksiniz,şiir duygusal şair nikli facebooktan da ulaşabileceğiniz bir şairimize ait,bence sayfasını mutlaka ziyaret edin,sevgiler...

ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR...

Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
...Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin aksın içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle...

Ümit Yaşar OĞUZCAN

HARİKA BİR ŞİİR...

Sana sandığından daha yakınım ben
Bakma böyle uzak olduğumuza
İmkansız değil bu aşkımız
Yeter ki yüreğinin bir köşesinde
Her zaman yer ver bana

Seni aşkların bir çiklet gibi çiğnenip
Şekeri bittikten sonra atıldığı dünyada
Mucizelerden umudunu kesmişken
Buldum ben
Şimdi nasıl kaybederim, nasıl vazgeçerim senden

Seninle birlikte yeniden aydınlandı
Karanlık dünyam
Yeniden açtı solan çiçeklerim
Sen benim can özüm
Sen benim her şeyimsin
Böylesine değiştirmişken hayatımı
Nasıl vazgeçerim senden
Kolay mı sanıyorsun?
Âşıkların aşkından vazgeçmesini

Bir gün beraber olacağız elbet
Beraber yaşayacağız bu hayatı
Ne ben sensiz olacağım ne de sen bensiz
Ümitlerim tükenmeyecek hiçbir zaman

Belki hayalden ibaret senin için bunlar
Ama benim için gerçeklerin ta kendisi
Hayallerdir insanı yaşatan
Hayallerdir insanı hayata bağlayan
Ve ben biliyorum ki insan
Vazgeçmezse hayallerinden
Gerçekleşecektir bir gün
Ve ben biliyorum ki sevdam
Ben hiçbir zaman sensiz olmayacağım

H.ACAR
Sevgili arkadaşım hakan Acar'ın yazddığı çok güzel bir şiir,bana yayınlamam için müsade etmesi beni inanılmaz mutlu etti,çok teşekkürler hakan yüreğine sağlık,selamlar....(ayrıca kendisinin facebookta YÜREĞİMDEKİ GAMZE adlı sayfasını ziyaret ederseniz siz şiirsever dostlarım eminimi çok beğenicekler...)

HÜZÜN DOLU BİR ŞİİR

Hüzün Var Nedense
Dinlediğim şarkılarda
Hep bir hüzün var nedense
Geçip giden gençliğimin
Ve yıllarımın ardında
Hep bir hüzün var nedense

Dökülen yapraklar hüzün
Kuruyan topraklar hüzün
Çatlayan dudaklar hüzün
Hep bir hüzün var nedense

Bir gün bakakalır insan
Gidenlerin arkasından
Bir haber bekler günlerce
Ama bekleyiş nafile
Bir hüzün gelir sadece
Peşi sıra yalnızlıklar
Ve hüzün gelir sadece

Dökülen yapraklar hüzün
Kuruyan topraklar hüzün
Çatlayan dudaklar hüzün
Hep bir hüzün var nedense
 
Şevki Çiftçi

AN GELİR.....!!!

An gelir, tam altını çizecekken önemine binaen, üstünü çizersin...
An gelir bir kelime çıktığı anda dilinden, hiç çıkmamış olmasını dilersin...
An gelir günahlarını iki damla gözyaşıyla silersin....
An gelir, kalp durur. 'Keşke hiç atmasaydı' dersin

...alıntı

BENİ GÜZEL HATIRLA!!!


BENİ GÜZEL HATIRLA! BUNLAR SON SATIRLAR..
Farzet ki bir rüzgardım,esip geçtim hayatından, ya da bir yağmurdum,sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu… Kaybolup gittim.Beklide bir rüya idim senin için.Uyandım ve ben bittim.

BENİ GÜZEL HATIRLA!
Çünkü sevdim seni ben,her şeyini…Sana sırdaş oldum dost oldum,koynumda ağladın.Yüzüne vurmadım hiç bir eksikliğini,beni üzdün kınamadım.Alıştım vefasızlığa el oldun,aldırmadım.

BENİ GÜZEL HATIRLA!
Sayfalarca mektup bıraktım sana,şiirler yazdım her gece,çoğunu okutmadım.Sakladım günahını ,sevabını içimde sessizce gittim.Senden öncekiler gibi ,sende anlamadın.

BENİ GÜZEL HATIRLA!
Sana unutulmaz geceler bıraktım yorgun sabahlar…
Gülüşümü,gözlerimi,sonrada sesimi bıraktım.En güzel şiirlerimi okudum sana,gözlerine baka baka söylenmemiş “MERHABALAR” sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda..Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda..

BENİ GÜZEL HATIRLA!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,saçlarını okşadığımı,üşüyen ellerini ısıttığımı,mutlu olduğun anları…Getir gözünün önüne,alnından öptüğüm dakikaları….Birazdan kapını çalan kişi olacağımı düşün.Şaşırtmayı severim biliyorsun,bu da son süprizim olsun.

ŞİMDİ
Seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum…

BENİ GÜZEL HATIRLA!
Gidiyorum….

Alıntıdır...


Yoksulluktan nefret edenlerden,
Ya da gurur duyanlardan sakının...
Övgü göstermekte hızlı davrananlardan sakının;
Karşılığında övgü beklerler...
Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının;
...Tek başlarına bir hiçtirler...
Ortalama erkekten, ortalama kadından sakının,
Sevgileri vasattır, vasatı aranır dururlar...
Ama nefretleri dahiyanedir...
Nefretleri seni beni herkesi öldürebilecek kadar dahiyanedir...
Yalnızlığı istemezler, yalnızlığı anlamazlar,
Kendilerinden farklı her şeyi yok etmeye çalışırlar...
Sanat yapamadıklarından sanatı anlayamazlar.
Üretme başarısızlıklarını dünyanın beceriksizliğine yorarlar...
Kendileri tam sevemedikleri için senin sevginin eksik olduğuna inanır,
Ve senden nefret ederler...
En usta oldukları sanattır nefret...

-----Charles Bukowski----

SEN YOKSUN


SEN YOKSUN

sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harika bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım

ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kolkola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden

fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular

deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun




Atilla İlhan

ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR

Gözlerim gözlerine değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım...

ne vakit maçkadan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgar aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldümü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
FELAKETİM OLURDU AĞLARDIM...
(ATTİLA İLHAN)

AN GİBİ AKLIMDASIN


AN GİBİ

Ve gözlerin gelir geçer içimden,

Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına,

Ekmeği bölerken,

Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,

Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,

Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,

Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,

An gibi aklımdasın...

Gelir geçer gemiler,

Belki sende geçersin diye,

Bir kumru konar her sabah pencereye,

Bir miladı taşır gece bir yıldız,

Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı,

Hani sarılırsın kendine,

Hani aklın karışır,

Bu bir divaneliktir gönül ah'a alışır,

Ömrüm bitse ne çıkar,

Can gibi aklımdasın...

Gündür bu geçer gider,

Belki bir şey kalmaz sanırsın,

Yani bir sabah uyandığında,

Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın,

Her şey başka olacaktır,

Başka bir otobüs, başka bir gazete,

Resimlerden silinecek yüzün belki de,

Ne adın, ne sanın,

Bir şafak vakti açınca gözlerini,

Bir merhabayla,

Yeniden kurulacak dünya,

Ve sen her şafak,

Nan gibi aklımdasın...

Bazen bir şey geçer içinden insanın,

En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey,

Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel,

Fasulyenin tadı yoksa,

Şarkılar yakmıyorsa içini,

Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa,

Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına,

Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa,

Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına,

Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da!

Kan gibi aklımdasın...

Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya,

Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın,

Biraz da helvası bizim bakkalın,

Senden ayırdığım üç beş zeytin,

Otururum sofraya,

Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın,

Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum,

Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı,

Öyle unuturum,

Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın...

Ve gözlerin gelir geçer içimden,

Su içerken,

Sen sokulurken akşam kızıllığına,

Ekmeği bölerken,

Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,

Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,

Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,

Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,

An gibi aklımdasın...

An gibi aklımdasın...

Aklımdasın....

GÜZEL BİR ŞİİR....


Her geçen gün bir aşkın gevşetirken bağını,
Her geçen yıl aşkıma yeni bir hız bıraktı.
Onda bulmuş gibi hayatın kaynağını,
Bu ateşle yanmasa kalbim vurmayacaktı...

Kalbim vahşi bir kuştu, kendi yurdunda sultan,
Ona gurur vermişti güneşten emdiği kan.
Daha dün bir çığ gibi inerken dağlarından
Bugün karşında sakin bir su halin......de aktı.

Hangi ruh duydu seni benim kadar derinden?
Hangi gönülde yandın böyle bir yangınla sen?
Ya benim gözlerimdir seni bambaşka gören
Ya hepsinin gözleri, sana, görmeden baktı...

-YAŞAR NABİ NAYIR-


Gidene kal demeyeceksin...
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme, yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni,sen kendini sevmezsen?
Herşey sende başlar, sende biter...
Yeterki yürekli ol,tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çare sizsiniz ya da çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,

kendimi bir sahnede buldum Oynadım.

Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım...

alıntıdır...

DÜŞÜN Kİ............


Düşün ki bir tufandır içinden çıktığın,
Ardında batan koca bir gemi
Düşün ki daha nicesi yaralıdır senin gibi
ve herkes kendi yarasını kendisi sarar
Yaralar ancak yanlız kapanır
Akıntıya bırakırsın sonra kendini
Başkada çare yoktur zaten
Zamandır oradan oraya savuran seni
Sonra gözlerini bir açarsın ki kıyıdasın
Nasıl geldiğini... bile bilmediğin kıyı,
Sana yanlızlığını anlatır……..

BEKLEYENLER İÇİN


Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir sarı saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Her şey bana seni hatırlatıyor
Gökyüzüne baksam
Gözlerinin binlercesini görürüm
Bir rüzgar değse yüzüme
Ellerini düşünmeden edemem
Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
Tadı senden... gelir
Yediğim yemişlerin
İçtiğim içkilerin
Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
Bu emsalsiz hüzün
Seni beklediğim içindir

Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artık
Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

Ve şu saat geldiğin anda
Durabilir sevincinden
Zaman çıldırabilir
Çünkü benim dünyamda
Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.

Bir çocuk doğmayı bekler
Bir ağır hasta ölmeyi
Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
Yalnız bir kadın sevilmeyi
Ve düşün ki bir adam
İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
Seni bekler
Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi

Sen gelinceye kadar
Pencerem kapalı duracak
Rüzgar gelmesin diye
Artık perdeleri açmayacağım
Gün ışığı girmesin diye
Sonra kahrolacağım
Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
Ve günlerce gecelerce haykıracağım
Nerdesin diye, Nerdesin?

Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
Biliyorum
Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
Yıllarca sonra
Öldüğüm gün bile gelsen
Bütün bu bekleyişimi ve öldüğümü unutup
Çocuklar gibi sevineceğim
Kalkıp sarılacağım ellerine
Uzun uzun ağlıyacağım.

Ümit Yaşar Oğuzcan

SENİ SEVİYORUM...

Sensiz olamayacağımı anladım bu gece..
Ama ne fayda..
Aramızdaki mesafe aramızdaki gurur..
Aşılamıyor ve engellenemiyor..
Ve yine sevgilim sensiz yaşayamayacağımı anladım..
Sensiz ve yalnız kaldığım zamanlar hep düşündüm..
İlerde bir gün belki diye..
Evet bu belki benim için çok önemli..
Yaşamımın tek dayanağı..
Düşünüyorumda mutluluk bize niçin uzak..
Düşünüyorumda sadece bir umut mu?..
Evet bir umut seni kollarıma almak..
Bir ömür boyu gözlerine bakmak..
Bazen kederleniyor bazen hüzünleniyorum..
Karamsarlığı bırakıp müthiş bir istekle
telefona sarılıyorum..
Ama ne fayda..
Ellerim titriyor,üşüyorum,gözlerimin önünü bir sis kaplıyor.
Ardından sakinleşip yatağıma dünüyorum
ve tekrar tekrardan seni düşünmeye başlıyorum.
Hatırlıyormusun gözgöze geldiğimiz anları
Sanki bana bir şeyler söylemek istiyordun.
Ama ben korkak ruhsuz adam
O anda oradan kaçıyorum.
Sana bir daha bakınca dayanamayacağım
düşündüklerimi dile getireceğim.
ve bağıra bağıra SENİ SEVİYORUM diyeceğim için.
Ama ne fayda..
Herşey aynı tas aynı hamam..

DOĞAN

sevgili şair arkadaşım DOĞAN'ın yazdığı çok güzel bir şiir,yüreğine, kalemine,emeğine sağlık sevgili DOĞAN bu güzel şiirini bana yaynlamam için verdin,sana çok TEŞEKKÜRLER arkadaşım,iyiki varsın,ayrıca bu şiiri doğum günümde yayınlamak benim için büyük mutluluk...sevgiler...

ARTIK GELİP ALABİLİRSİN EMANETİNİ


artık gelip alabilirsin emanetini...
Bu şiir sanadır iyi dinle :

Dinleki bana dair ne varsa,ne varsa yalan yanlış yaşadığımız

Herşey ama herşey yüzleşecek bu mısralarda,

Bu gün haber aldım senden defalarca

çarpıp nefretin kapılarını sokaklara vurdum kendimi,

Serseri kaldırımlar ayağıma doşlaştı.

Yalanlarla soğuttum yüreğimi mahvettin kan kustum ama hep sustum

bilirmisin,kaç kereler seni düşünüp gizli gizli ağladığımı,

Senki celladı olmuşsun hayallerimin,

Umutlarımın katili ve genç bi ömrün acımasız azraili

Her gece çalıp rüyalarımın kapısını beni dirhem dirhem öldürdün.

Dünyayı dar edecektim sana önümde diz çöküp yalvaracaktın,

Bensizliğin acısa oturduğunda içine yokluğun ilmek olup,

dolandığında boynuna,ipini çekecektim olmadı.

Yapamadım belkide sana kıyamadım.

Bilirmisin kaç geceler seni düşünüp,

İçtim şerefine değil şerefsizliğine ben senimi sevmişim,

sabahlara kadar ağlayıp kuruttuğumda gözyaşlarımı,

Kimse sormadı halımı kimse acımadı bana

şarkılarla dertleştim bir başıma,

Unuttuğum diye kuruttuğum gözyaşlarımı silmek için aynaya

her baktığımda gözlerimde seni gördüm.

Baş ucuma resmini koydum nasılda acımasızdı bakışların,

Nasılda zalim ben senimi sevmişim kırık dökük bir baharmı kalacaktı

senden geriye ve ihanetin hiç dinmeyen sancısı seni benden
çalacaklarmıydı.

Bir kuş gibi uçup gidecekmiydin yüreğimden

bir daha dönmeyecekmiydin, hangi kahbe kurşunla bitti bu mavi sevda

ağlamak neyi değiştirirki herşey bitti artık herşey bitti.

Hayallerim celladı umutlarımın katiki ve zavalli bir ömrün

acımasız azraili,beynimdeki tek kurşunla vurdum kendimi artık gelip
alabilirsin emanetini...

net'ten alıntıdır şairini bilen varsa yazsın....