Mektubunu aldım gülüm
Her satırında buldum seni
Ne güzel sevmişsin
Ne güzel yazmışsın yüreğinden akanları
Bir şeyler yazmak istedim sana
Bir cevap olsun istedim senden gelenlere
Varmadı elim
Sönük kalacaktı ne yazsam
Öyle vermişsin ki sevdanı güzel
Öyle islemişsin ki kendini sözcüklere
Varmadı elim bir şey yazmaya
Elim utandı
Dilim utandı
Yürek utandı
Yazamadım gülüm
Satırlarını yüreğime yazdım
Sevmelerini yüreğime anlattım
Nasıl sevindi bir bilsen
Nasıl sarıldık birbirimize ben ve yüreğim
Öyle kalakaldık yüreğimle ben
Bir şeyler yazamamanın çaresizliği ile
Al dedi beni yüreğim
Kopar beni bedeninden
Koy bir zarfa gönder sevgiliye
Böyle bir sevdaya bir yürek feda olmuş çok mu
Sarıldık birbirimize ben ve yüreğim
Koy dedi sevgilinin mektubunu yerime
Sevgilinin satırları ile aksın hayat nefesi damarlarında
Kopar beni bedeninden
Gönder sevgiliye
Bir yürekten aşağısı yaraşmaz bu sevdaya
Bir yürek feda olmuş bu sevdaya çok mu
Sözlerim yetmez sevgili anlatmaya
Ne yazsam sönük kalacaktı
Al yüreğimi gönderiyorum sana
Bir yürek feda olmuş çok mu bu sevmelerine
Şimdi mektubun var yüreğimin yerinde
Gassan Satar
Gece Ve Rüzgar
İçimde tehirli bırakılmış bir mektubun
En ıslak yerinden yazıyorum..
Yine gece..
Yine rüzgar.
Delip geçiyor ciğerlerimi..
Ve yarım kalmış mürekkebimle
Suskunluğun en çoğul yanından,
Tekil yalnızlığıma baş kaldırdım
Özlemin büyüdü bende..
Büyüdü,
Koca bir sevda oldu cümlelerim...
Evet yok'tum..
Evet suskun'dum..
Biraz da yorgun..
Kendi ayaklarıma çelmeyi ben taktım.
Ben sana hayat dedikçe,
Ölüyordum içimin en cocuksu yanında..
Sana yardım edemeyen ellerime,
Sana güç olmayan yüreğime
en büyük cezayı verdim.
Gecenin karanlığı sürdüm yüzüme..
Soğuk rüzgarı saldım yüreğimin üzerine..
Kaç gecedir üzerime sesin örtülmüyor..
Ne zaman elim yüreğine yeltense,
Uykunu bölmekten korkuyorum..
Oysa susuzum çöllerinde..
Susuzluğuma tek çare hayat dolu sesin..
Kana kana içmek ister iken sesinin tonunu,
Seni uykulara terkediyordum..
Yürek çekmecemde duran mektupların,
Temize çekilmeyi bekliyor sevgili..
Kum saatinden akarken ki zamanda
Harf harf oku beni..
Ve ben sana hayat dedikçe
Sen gece aldırmadan,
Rüzgara kanmadan düş yollara..
ve aydınlık yüzünü vur dudağıma..
Şimdi üzerimden beni çıkarıp
Yüreğime seni giydireceğim.
Sen siyahı yakıştırdıkça kendine,
Ben sana hayatı senin gözlerinle anlatacağım.
Ve sen geceye aldanıp
Sustukça ben sana çoğalacağım..
Rüzgara kanıp kuytu kuytularda üşüdükçe,
Sesimin sıcaklığında
Bir Elif masalını kulağına fısıldacağım...
.....
' Eyvallah en çok bana yakıştı '
''İSMAİL SARIGENE''
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Perde kapanıyor, film bitiyor işte,
O hiç bitmeyecek sandığımız...
Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
Sadece bakışlarımızda hüzün.
İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz...
O ikiz kardeşi ölümün.
Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz
Bu son buluşmamızdır seninle
Yeni bir hayata başlayacaksın artık
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anlıyorum artık o öpecek ellerini
Kulağına aşkı o fısıldayacak
İçinde bir pişmanlıktan başka
Benden eser kalmayacak.
Sigaranı söndür , kalkabiliriz
On adım sonra yollarımız ayrılmalı
Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana
İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.
Ümit Yaşar OĞUZCAN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni Gelme, artık neye yarar? |
Necip Fazıl Kısakürek
|
ZANNETMEKİ...
Ölsem ruhum daima seninle kalacak.
Kapanırsa gözlerim hayata,
İnan ki son sözüm
SENİ SEVİYORUM olacak!
Sahiller dalgayı nasıl beklerse,
Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse, ANLAMLI SÖZLER
Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
Sende benim hasretimsin…
Yıldızımsın kaymayacak,güneşimsin batmayacak
Hayatımsın yaşanacak,umudumsun tutunacak,
Bu kalp seni hiç unutmayacak..
Hayallere dalıp gitmem ben,
Çünkü tek hayalim sensin benim!
Hiçbirşey isteyemem ben
Çünkü birtek istediğim sensin benim.
Böyle bir dünyada seninle yaşamak varken,
Böyle uzak kalmak gücüme gidiyor,
Senin verdiklerini seninle paylaşmak varken,
Seni sensiz yaşamak içime sinmiyor…
Alaca Karanlığı Sevmem ben
Ya gece olmalı ya gündüz ANLAMLI SÖZLER
Kurşun ya vurmalı yada namluda durmalı
Sevgili dediğin ya senin gibi olmalı
Yada hiç olmamalı..
Hayalin hafızamdan silinene kadar,
Izdırabın saçlarım dökülene kadar,
Ağlamaktan gözlerim kör oluncaya kadar
Her dakika Seni Seveceğim…
ANISI BİZ OLALIM
öpüşmediğimiz tek saçak altı
hiçbir otobüs durağı kalmasın
Biz yürüyelim kent güzelleşsin
gürültüsüz sözcükler bulalım
yeni sevinçlere benzeyen
Biz gelince bir yağmur başlar
yüzün çizilir buğulanan camlara
bir uzun karatma biter
akasyalar köpürür birdenbire
ve her avluda adınla anılan
çiçekler sulanır akşamüstleri
Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü
bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi
başını sessizce omzuma koyarsın
gülüreyhan olur soluğun
Biz kalırız kuşlar dönüp gelir
her balkonda bir menekşe sesi
Belki yeniden güzelleştiririz
adları değiştirilen parkları
perdeleri hiç açılmayan evlerde
ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur
tanıdık sevinçlerle dolar yeniden
kendi sesini kemiren alanlar
Anısı biz olalım bu sokakların
ve hiç durmadan yağmur yağsın
Biz gürültüsüz sözcükler bulalım
sarmaşıklar fısıldaşsın yine
Gidersek birlikte gideriz
yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen
Yazar : AHMET TELLİ
GÜZEL BİR ŞİİR
Ben eskiden de severdim seni
Ama dokunuslari esirgerdim duslerimden
Sevismeleri silerdim uykularimdan
Oylesine bir umarsizlikla
Severdim seni sevdigimi dusunmeden
Ben seni eskiden de severdim
Ama almazdim sozlerindeki sevgi isigini
Dokunurdum parmaklarimin ucuyla
Sonra sakli siirlerin satirlarina gomerdim
Bir baska sevdaya yazar gibi
Yazardim sana ask siirleri
Ben seni eskiden de severdim
Ama kadinim demek zor gelir
Ellerimin sicakligindan baska ne var verecegim
Kapatirdim avuclarimi simsiki
Yanardim avuclarimdaki senli sevdanin yanginiyla
Ben seni eskiden de severdim
Ama zamanin prangasinda mahkum hayallerimiz
Baska yollarin yolcusuyuz
Hep baska yerlere varacak olan
Saklardim sevdani adim izlerime
Yollara duserdi sevdanin kokusu
Her adimda seni yazardim
Yazdigimdan habersizim gibi
Ben seni eskiden de severdim
Ama bitecek bir ruya urkuturdu beni
Ya alisirsam sicakligina
Ya alisirsam sevdana
Ya alisirsam guzel gulusune
Ya alisirsam sevismelerine
Saklardim usulca sorgularimi
Kendimden habersiz korkularla
Gomerdim sevdani yuregimin en derinine
Simdi sevdam dilimin ucunda
Simdi arzum ellerimin sicakliginda
Simdi ozlemim siirimin satirlarinda
Simdi yanginim sana dokunusumda
Simdi kavusmam zamanin tuzaginda
Ve simdi yuregim sevdanin kanatlarinda
Simdi arzum senin ellerinde
Savuracagin yone durmus bakislarim
Seni bekliyorum...
Gassan Satar
ADAM GİBİ
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim,
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
Ben seni hiç sevmedim ki;
Beni yola koyduğunda ayrılmanı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim, unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığımda, ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim, seni her hatırladığımda..
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi,
Geceleyin rüzgar gibi sevdim, seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki..
Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı, nisanı hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı
Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman
Sakız satan çocukları, yeni çıkan şarkıları..
Her kaybettiğimde, kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim, yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki..
Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasında kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın
Acımasızlığında bir ahın
Ağlayan yüzünde insanlığın,
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla narın
İncirin, Zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne, senin üstüne
Hep Senin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki..
Gittiğin zaman, gitmeni sevdim,
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevmedim,
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken seni götüren trenin ardından
Kırlara ilk Kar düştüğü zaman
Ölümünün ne güzel olduğunu sevdim
Seni içimde öldürdüğüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki..
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim,
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
ben seni hiç sevmedim ki;
Ben sevdim mi adam gibi severim..
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim.
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben yangını sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
BEN SEVDİM Mİ ADAM GİBİ SEVERİM !!!
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım
Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.
Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!
Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü.
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.
Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye
Toprağında bir taş olur, beklerim...

NOKTA
Nokta deyip de geçme!
Bazen kötü bir şeylerin bitmesini sağlar,
Bazen de biten kötü şeylerden sonra yeni bir şeylerin başlamasını..
Sakın nokta deyip de geçme!
Düşün bir; ''Benimle olur musun' ile
''Benimle ölür müsün'' arasındaki farkı doğuran değil midir nokta?..
ADININ SEVDA OLMA İHTİMALİ VAR
Gözlerimin sende kalma ihtimali var
Gözlerim sende kalırsa neylerim ey yar!
Yüreğimin seni sevme ihtimali var
Yaklaşma bu kadar yürek tenime ey yar!
Tenimin yanıp kül olma ihtimali var
Alıştırma varlığına bu kadar
Yokluğunun yokluğum olma ihtimali var
Sevdan içimde kök saldığı günden beri
Yeşeren ümitlerimin tükenme ihtimali var
Adı güzel olan her şeyin karşısındayken sen
âma bir aşkın içimde kaybolma ihtimali var
Adını kazıma yenik yüreğime ey yar!
Yüreğimden silememek ihtimali var
yüreğimin sevdaya karşı incedir boynu
Git… Gelme ey yar!
Adının sevda olma ihtimali var.
Şirvan Çelik
HÜZÜNLÜ ŞİİR
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana
Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona
Pablo Neruda.
Kulaklarım adını hiç duymamış
Ve hiç tekrar etmemiş, isminin ilk hecesini,
Yalçın kayalarda aksilenen seda gibi
Düşün ki,
Düşüncelerimde hiç olmamışsın sen
Uğultusu avuçlarımda kalan rüzgar gibi geçmişsin.
Ay ışığına hasret yakamozlarının vuslatıymış,
Tam yerine ve tan yerine vuran o umutlarının gölgesi...
Düşün ki,
Bir sigara içimlik vakitmişsin,
Ciğerime ecza diye dolan
Ya da uğrak bir, giderilemeyen efkâr kahvehanesi...
Düşün ki,
Bardakta eriyen; ebediyen beklemekmiş, şeker sanılan
Kırık bir sandalyeymiş umutlarımı yasladığım...
Düşün ki,
Bir uçurum dibiymiş, bakışlarındaki o mana
Oyuncaksız kalmasıymış bir çocuğun
Ya da bir annenin yavrusuna hasreti...
Düşün ki,
Yanık bir Anadolu türküsüymüşsün,
Çeşme başındaki güzel kızlara inat
Ve inat, gurbetin tüm güzelliklerine...
Düşün ki,
Gam yüklü duvarda asi, kırık bir aynaymışsın
Hep yarım, hep eksik, hep mahçup..
Ayna karşısında kırık bir bakış,
Kaybolan diğer yarısındaki tılsım..
Bir yağmur olmuşsun
Ve tanelerin düşermiş pembe düşlerimin düştüğü yere..
Düşün ki, bir orada bir burada
Bir gurbette bir sılada
İsminin yalın, yalnızlığımın çoğul halinde..
Ve arkasına saklanmış binlerce yürek
O binlerce yürekten düşen..Tek bir düş
Ve ılık bir nefesinde üşümüş...
Düşün ki,
Uzak hatıralarım kalmış sende
Tek kişilik bir oyun
Gurbete bir tren bileti
Ya da yarası,
Yarısından büyük olan yırtık bir resim...
Düşün ki,
Hiç olmamış
Hiç çalınmamış bir beste
Hiç tadılmamış bir zehir,
Düşün ki,
Hiç yazılmamış bir şiir ..
(netten alıntıdır şairini bilmiyorum...)
65 yıl nasıl bir yastığa baş koydunuz?
Yaşlı kadın şöyle cevap verdi;
“Bizler yırtık elbiselerin yamandığı, söküklerin dikildiği, kırıkların tamir edildiği bir zamanda doğduk,
kullanılıp atıldığı ve yerine yenisinin alındığı bir zamanda değil.”
''netten alıntıdır''
SEN VE BEN
SEN VE BEN
bense okulların açılmasını
çünkü seni görmek vardı koridorlarda
ve bana güleceğin günü beklemek.
ben okul bahçesindeki ağaca, başharflerimizi
sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
ben sırama isimlerimizi
sen kalbime ilk aşkı yazmıştın.
senden sonra sana yazdığım şiirlerden
haberin bile yok
ve yağmur yüzüme vuruyor
ve soğuk.
okuldan sonra
her dolma kalem, her lacivert kravat
her beyaz gömlek ve yakalık
ve her 12 aralık
sen gelirsin aklıma
çocukluk işte, belki de ilk Aşk
belki de ilk delilik.
seversin demiştin ya hani bundan sonra da
inan ki o kadar kimseyi sevemedim
ve o iki kelimeyi senden sonra kimseye
ama kimseye söyleyemedim.
belki hiç olmadın benim için
belki de azdın
ama olsun
ben hep sana şiirler yazdım.
ceketimi ve kravatımı saklıyorum hala
birinin üzerinde tebeşir
birinin üzerinde ayran lekesi
ve Seni Seviyorum Hala
elmayı da, havayı da, suyu da
ve bilmeni istemiyorum hala
sana şiirler yazdığımı
ve bilmeni istemiyorum bütün bunları
çünkü herşey böyleyken güzel
en dokunulmamış, en yaşanmamış
ve en tadılmamış haliyle.
bir sahilde elele dolaşılmamış
ve bir kafede çay içilmemiş haliyle
herşey
böyleyken güzel belki de
ama sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın
ben aşkına tutulmuş bir deli candım
sen gönlüme sevdanın adını yazdın
ben aşkına tutulmuş seni ararım.
Seni Seviyorum... Yazar : Uğur Arslan
KIRILMAK...
kırılmak; niye, nasıl, neden olduğu değil kime kırıldığın vardır sadece hafızanda....asırlar bile geçse sen yapıştırsan da aradan sızar ve hatırlarsın eskiye ait ne varsa...
CESARETİM YOK
Cok sey degildi istedigim Birazcik hayalin Birazcik sicakligin Varligini istemeye cesaretim yok Duslerimde biraz sevisme Sabaha dudaklarinin tadi ile uyanma Tenine dokunmayi istemeye cesaretim yok Belki seni seviyorumlari sessizce bagirmak Belki ummak senden gelecek aski Ama askimi haykirmaya cesaretim yok Gozlerini dusledim biraz Bakislarina doldurdum ilani asklari Ama gozlerine bakmaya cesaretim yok Sakli bir askin koynunda Sicak sohbetlere kandim Gulusunu calip yuregime Sesinin tinisinda masallar dinlemek istedim biraz Gulusunde ask siirlerimi okumaya cesaretim yok Deniz kiyisinda elele dolasmanin sevdasinda Koyun koyuna sabaha yolculukta Hepsinde senin olabilme ihtimalinde Biraz sevdayi dusledim ben Senden sevdani istemeye cesaretim yok |
Gassan Satar |
Anlatmaya yoruldum
Sen benden vaz geçince
Ben o gün de vuruldum
Yazık günah ben oysa
Kardelen gibi
Acıyla boy veren gibi
Seni severdim
Hüznün koynunda
Seni severdim
Hem uyanık, hem uykumda
Seni severdim
Ve sana rağmen yine severdim
Dar ağacı ip boynumda
Sen aşkı anlamaz bilmez
Gül yansa ağlamaz sakin
Ben akmayan göz yaşında
Seni severdim
Sen hisli korkak savaşçı
Aşkı kime satmış hain
Ben her savaş meydanında
Seni severdim
DOST
Eş dost başlamış kusur bulmaya:
Kimi içini beğenmemiş:
Kızmayın ama demiş;
Şanınıza layık değil odaları.
Kimi cephesine çatmış:
Karşıdan görünüş berbatmış.
Hepsine göre de çok darmış bu ev.
Kim sığarmış bu kulübeye?
Koca Filozof: Ah, demiş, keşke bu evin
alabileceği kadar
Gerçek dostum olsa !
Sokrates'in sözü yerinde;
Bir ev dolusu gerçek dost nerede?
Sözde herkes dost, ama gel de inan.
Dosttan bol şey de yok dünyada,
Dosttan az şey de.
La Fontaine
ANLATAMIYORUM
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum…
(orhan veli kanık)
DUMAN
Ne yağan yağmurda
Ne yalancı sonbaharda
Ne bomboş sokaklarda...
Kırılmış her yanım
Kaybolur zaman saçlarında
Gözlerim sokaklarda
Sebebi isyan aşkım...
İçim yanar, içim kanar da
İsyan!
Geriye bir avuç yalan
Beni bu derde sen attın da, gittin ya kafam hep duman...
(netten alıntıdır)
KAYIP
İkimize ağlar bu nazlı yağmurlar
Umudum azaldı, geçiyor zamanlar
Ayrılık efendi, kulu biz aşıklar
Ellerin avcumda soldu
Yaralı bir ürkek kuştu
Biten bir aşktan çırpınıp uçtu
Yolun açık olsun demek isterdim
Boğazım düğümlü, sözlerim kayıp
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem
Çünkü bu bedende yüreğim kayıp
Beyaz cennetlerden inecek melekler
Seni korur onlar; dualar, dilekler
Bense bu sevdanın uzak gurbetinde
Savrulurum her gün senin hasretinle
Yarım kalan bir hikayeyiz artık seninle
Ayrı yollara yürüyoruz
Hayat bu...
Serseri bir rüzgar gibi estin sen şimdi uzaklara
Ben göğsümde solgun bir gülle yaşarım yıllarca
Yaşamaksa bu!
Ayrı akşamlara yatıp
Ayrı sabahlara uyanırız bundan sonra
Hataları aşk sanıp
Başka tenlerde avunuruz boşuna
Ve gizli gizli yaralanırız
Şunu bil ki daima
Ben, en güzel yeri hatırana saklarım
Talan olmuş gönül bahçemde
Saçlarımda tel tel hüzünlerle
Gözlerimde azalan güneşlerle
Ben hep seni beklerim bu şehirde
Bir gün dönersin diye
Kendine iyi bak ey sevgili!
Kendine iyi bak eYsevgili!
SELAM dostlar yeniden sizlerle birlikte olmak çok güzel paylaştığım şiiri umarım sizde beğenirsiniz ben çok beğendim,sevgiler...
Gençlik ve Yaşlılık Üzerine -Bernard SHAW
Gencim ben… Yaşamımda bir şeyler olmasını öylesine istiyorum ki…
Onların yaşına gelince niçbir olaya karışmadan yaşamak isteyeceğimi söylüyorlar.
Onların yaşında değilim ki ben…
Gençler hep bağışlanır, ama onlar kendilerini hiç bağışlamaz;
...yaşlılar hiç bağışlanmaz, ama onlar kendilerini hep bağışlar.
Yaşlanınca, hele benim gibi çok, çok yaşlanınca, düşler sürekli kendiliğinden gelir. Ne korkunçtur bilemezsiniz! Gençken yalnız geceleri uyursunuz, deliksiz bir uykuya dalarsınız. Sonraları, öğle üstü de başlarsınız kestirmeye. Daha sonraları sabahları bile uykudan gözünüzü açamazsınız. Yorgun uyanırsınız; bezgin, yaşamaktan bıkkın… Uykudan ve düşten kurtulamazsınız bir daha…
Gençlerin yaşlılar için yapabilecekleri tek şey, onları sarsarak güne uyabilmelerini sağlamaktır.
Gençken ben, kadınlarla erkekler çekinirlerdi birbirlerinden ve hiç dost olamazlardı birbirleriyle…
Hiçbir şey gerçek değildi. Romanlarda görülen türden bayağı, sahte, dayanılmaz bir nezaket!
Kadınca bir utangaçlık! Erkekçe bir şövalyelik!
Evet demek isterken hep hayır demeler!
Çekingen ve içten insanlar için yalnızca günah ödenen bir yaşam…
Bazı çocuklar akılca daha yaşlıdırlar ana babalarından ve bazı yetmişlikler daha gençtir torunlarından.
Ömrün yetmiş yılı yararlılıkla, doğrulukla, sevecenlikle, iyi niyetle geçmişse ve bu yıllar onurunu hiç yitirmemiş bir ruhun, canlılığını hiç yitirmemiş bir beynin yaşamıysa, bunlar yetmelidir insana, çünkü, bunlardır sonsuz ve ölümsüz olan ve böyle yaşamış birinin on yılı başkalarının otuz yılına değerdir.
SENİ UZAKTAN SEVMEK...
'Seni uzaktan seviyorum...' diye düşündü erkek içinden.
'Yaklaşmadan, anlatmadan, anlaşılmadan....
Ben seni beklentisiz seviyorum.
Hiçbir şey ummadan, talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan.
...Kendi içimde taşıdığım sessiz sedasız bir sır bu.
Ben belki de senden çok bu sırrı seviyorum.'
____
'Seni uzaktan seviyorum....' diye geçirdi kadın içinden
ve başını çevirdi.
Bakmadı bile ondan yana. Bakması gerekmedi.
____
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen.
Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır.
Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun,
Varlığıyla huzur bulduğun bir denizin
Yakınında yürümek gibidir böyle sevmek...
Uzaktan sevmek en güzelidir bazen."
Elif Şafak...
NERDESİN...!!!!
GECE MAVİSİ SATIRLARA SAKLI DUYGULARIM
BİR CAN İLE BİR YÜREK İLE BİR OLAN BEDENİM
YALNIZ BAŞIMA KALAN SAHİPSİZ YÜREGİM
DENİZLERİN DERİNLİGİ KARANLIGIN İNCİSİ
BEYAZ MELEGİM YOSUN GÖZLÜM HASRETİM
YÜREGİME CAN DİYEN SEVGİ KELEBEGİM NERDESİN
KOYMA BENİ MAHRUM KOYMA BENİ MAHKUM
BİR SENİ DÜŞLEDİGİM SOKAKLARIN KAARANLIGINA
IŞIK OLURCASINA YÜREGİME GECEMİ AYDINLAT
BİR SANA BAGLILIK YEMİNİMLE AL BENİ TENİNE
SICAK MUM ATEŞİNDE ESKİMEYEN SÖZLER GİBİ
TOMURCUGUNDA SAKLI GÜLLERİN AŞKI GİBİ
BEMBEYAZ KARDA SU MİSALI AŞK GİBİ
SAKLA BENİ BEDENİNE ELLERİNE HAPSET KELEBEK GİBİ
SEN SEV BENİ UGRAK OLMADIGIM YERLERE GİTMEDEN
SEN GÖR BENİ GÖZLERİMDEKİ SENLE OLAN SEVDAYI BİR DÜŞ GİBİ ÇIPLAK TENİNDE KAVRULAN AŞK GİBİ YAK BENİ TUTSALIGINA DİLE GELMEYEN AŞK ROMANLARI GİBİ ŞARABIM İÇTİGİM GECEDE AYIŞIGININ YÜZÜME YANSIDIGI GİBİ
DUYGUSAL ŞAİR
Sevgili dostlar uzun bir aradan sonra yine sizlere çok güzel bir şiirle geldim,ben çok beğendim umarım sizlrede çok beğeniceksiniz,şiir duygusal şair nikli facebooktan da ulaşabileceğiniz bir şairimize ait,bence sayfasını mutlaka ziyaret edin,sevgiler...
ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR...
Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
...Bana bir şarkı söyle
İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarkı söyle
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Dökül karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin aksın içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle
Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle...
Ümit Yaşar OĞUZCAN
HARİKA BİR ŞİİR...
Bakma böyle uzak olduğumuza
İmkansız değil bu aşkımız
Yeter ki yüreğinin bir köşesinde
Her zaman yer ver bana
Seni aşkların bir çiklet gibi çiğnenip
Şekeri bittikten sonra atıldığı dünyada
Mucizelerden umudunu kesmişken
Buldum ben
Şimdi nasıl kaybederim, nasıl vazgeçerim senden
Seninle birlikte yeniden aydınlandı
Karanlık dünyam
Yeniden açtı solan çiçeklerim
Sen benim can özüm
Sen benim her şeyimsin
Böylesine değiştirmişken hayatımı
Nasıl vazgeçerim senden
Kolay mı sanıyorsun?
Âşıkların aşkından vazgeçmesini
Bir gün beraber olacağız elbet
Beraber yaşayacağız bu hayatı
Ne ben sensiz olacağım ne de sen bensiz
Ümitlerim tükenmeyecek hiçbir zaman
Belki hayalden ibaret senin için bunlar
Ama benim için gerçeklerin ta kendisi
Hayallerdir insanı yaşatan
Hayallerdir insanı hayata bağlayan
Ve ben biliyorum ki insan
Vazgeçmezse hayallerinden
Gerçekleşecektir bir gün
Ve ben biliyorum ki sevdam
Ben hiçbir zaman sensiz olmayacağım
H.ACAR
HÜZÜN DOLU BİR ŞİİR
| Hüzün Var Nedense Dinlediğim şarkılarda Hep bir hüzün var nedense Geçip giden gençliğimin Ve yıllarımın ardında Hep bir hüzün var nedense Dökülen yapraklar hüzün Kuruyan topraklar hüzün Çatlayan dudaklar hüzün Hep bir hüzün var nedense Bir gün bakakalır insan Gidenlerin arkasından Bir haber bekler günlerce Ama bekleyiş nafile Bir hüzün gelir sadece Peşi sıra yalnızlıklar Ve hüzün gelir sadece Dökülen yapraklar hüzün Kuruyan topraklar hüzün Çatlayan dudaklar hüzün Hep bir hüzün var nedense |
| Şevki Çiftçi |
AN GELİR.....!!!
An gelir, tam altını çizecekken önemine binaen, üstünü çizersin...
An gelir bir kelime çıktığı anda dilinden, hiç çıkmamış olmasını dilersin...
An gelir günahlarını iki damla gözyaşıyla silersin....
An gelir, kalp durur. 'Keşke hiç atmasaydı' dersin
...alıntı
BENİ GÜZEL HATIRLA!!!

BENİ GÜZEL HATIRLA! BUNLAR SON SATIRLAR..
Farzet ki bir rüzgardım,esip geçtim hayatından, ya da bir yağmurdum,sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu… Kaybolup gittim.Beklide bir rüya idim senin için.Uyandım ve ben bittim.
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Çünkü sevdim seni ben,her şeyini…Sana sırdaş oldum dost oldum,koynumda ağladın.Yüzüne vurmadım hiç bir eksikliğini,beni üzdün kınamadım.Alıştım vefasızlığa el oldun,aldırmadım.
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Sayfalarca mektup bıraktım sana,şiirler yazdım her gece,çoğunu okutmadım.Sakladım günahını ,sevabını içimde sessizce gittim.Senden öncekiler gibi ,sende anlamadın.
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Sana unutulmaz geceler bıraktım yorgun sabahlar…
Gülüşümü,gözlerimi,sonrada sesimi bıraktım.En güzel şiirlerimi okudum sana,gözlerine baka baka söylenmemiş “MERHABALAR” sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda..Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda..
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,saçlarını okşadığımı,üşüyen ellerini ısıttığımı,mutlu olduğun anları…Getir gözünün önüne,alnından öptüğüm dakikaları….Birazdan kapını çalan kişi olacağımı düşün.Şaşırtmayı severim biliyorsun,bu da son süprizim olsun.
ŞİMDİ
Seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum…
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Gidiyorum….
Alıntıdır...

Yoksulluktan nefret edenlerden,
Ya da gurur duyanlardan sakının...
Övgü göstermekte hızlı davrananlardan sakının;
Karşılığında övgü beklerler...
Sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının;
...Tek başlarına bir hiçtirler...
Ortalama erkekten, ortalama kadından sakının,
Sevgileri vasattır, vasatı aranır dururlar...
Ama nefretleri dahiyanedir...
Nefretleri seni beni herkesi öldürebilecek kadar dahiyanedir...
Yalnızlığı istemezler, yalnızlığı anlamazlar,
Kendilerinden farklı her şeyi yok etmeye çalışırlar...
Sanat yapamadıklarından sanatı anlayamazlar.
Üretme başarısızlıklarını dünyanın beceriksizliğine yorarlar...
Kendileri tam sevemedikleri için senin sevginin eksik olduğuna inanır,
Ve senden nefret ederler...
En usta oldukları sanattır nefret...
-----Charles Bukowski----
SEN YOKSUN

SEN YOKSUN
sen yoksun
deniz yok
yıldızlar arkadaşım
ya bu gece harika bir şeyler olsun
yahut bir bomba gibi
infilak edecek başım
ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım
istanbul minareler odamda gibi
gökyüzü temiz ve parlak
işte kolkola girmiş en mesut günlerimiz
muhalif bir rüzgar karşı sahilden
fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz
havada kanat sesleri
ve çılgın kokular
deniz yok
yıldızlar uzaklaşıyor
ben yine yalnız kalıyorum
istanbul minareler kaybolmuş
sen yoksun
Atilla İlhan
ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR
Gözlerim gözlerine değincefelaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım...
ne vakit maçkadan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgar aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldümü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
FELAKETİM OLURDU AĞLARDIM...
(ATTİLA İLHAN)
AN GİBİ AKLIMDASIN

AN GİBİ
Ve gözlerin gelir geçer içimden,
Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına,
Ekmeği bölerken,
Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,
An gibi aklımdasın...
Gelir geçer gemiler,
Belki sende geçersin diye,
Bir kumru konar her sabah pencereye,
Bir miladı taşır gece bir yıldız,
Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı,
Hani sarılırsın kendine,
Hani aklın karışır,
Bu bir divaneliktir gönül ah'a alışır,
Ömrüm bitse ne çıkar,
Can gibi aklımdasın...
Gündür bu geçer gider,
Belki bir şey kalmaz sanırsın,
Yani bir sabah uyandığında,
Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın,
Her şey başka olacaktır,
Başka bir otobüs, başka bir gazete,
Resimlerden silinecek yüzün belki de,
Ne adın, ne sanın,
Bir şafak vakti açınca gözlerini,
Bir merhabayla,
Yeniden kurulacak dünya,
Ve sen her şafak,
Nan gibi aklımdasın...
Bazen bir şey geçer içinden insanın,
En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey,
Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel,
Fasulyenin tadı yoksa,
Şarkılar yakmıyorsa içini,
Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa,
Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına,
Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa,
Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına,
Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da!
Kan gibi aklımdasın...
Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya,
Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın,
Biraz da helvası bizim bakkalın,
Senden ayırdığım üç beş zeytin,
Otururum sofraya,
Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın,
Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum,
Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı,
Öyle unuturum,
Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın...
Ve gözlerin gelir geçer içimden,
Su içerken,
Sen sokulurken akşam kızıllığına,
Ekmeği bölerken,
Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını,
An gibi aklımdasın...
An gibi aklımdasın...
Aklımdasın....



































